Bozulmuş bağı, kuru, çorak toprak
Bulutlar sarmış başını, kap - kara
Nasıl da yığılmış dağ gibi beden
Eser yok gençlik denen bu erden.
Şarkılar okunur, nameleri yanık
(Linet)
salacagım gözlerinden kalbine acıyı
göz yaşlarında bogulacaksın sonunda.
yakarsan da kahrolacaksın yavaş yavaş
eriyip biteceksin benim gibi en sonunda!
Berduş bir dünyanın içinde sabrımın taştığı anda
Sana varmak için çırpınmaktayım.
Bir nefeslik yarattığın şu dünya
Gayri bana zor, gönlüme dar geliyor.
Ben bir Türk,üm
Alman,im
İngiliz
Fransiz
Arap,
Ne fark eder?
(Stadt Melle)
Hazzını saldığın şu gönlümde
Aşkından bir sevgi doğdu Melle
Niceleri gibi ben de sana aşık olup
Taht kurdum güzelliğinde Melle.
Seni kaybettiğim günü buldum,
bir sevgili gözyaşları arasından
Bütün hüzünler bir renk,
hıçkırıklar nihavent güftesiz ve bestesiz
Ayyukun derinliklerinde yankılanıyordu,
figansız acı acı nameler
geçip gittin zaman gibi gözlerimin önünden
hatıran kadı, o da umut dolu kalbim de sen
aktım bunca yıl peşine de, bendim olmadın
asılı kaldım bir boşlukta sensiz, boynu bükük.
ne gülebildim, ne de ağlayabildim yokluğunda
Örttüğü zaman zifiri karanlık çarşafını geceler bedenime
Bir bir sıralanır dertler, ruhumun sessiz figanı acı acı inler
Aşkım gelir aklıma, biter sandığım hayallerimin iç sıkıntısına
Tebessümle dert yanarken, kahkahaları süsler yalan gülüşlerimi.
Gitse de artık sevgili gelmemeye içim, için içini yer bitirir
Her şeye rağmen sevinç doldurdum içime
Gamı, kederi ve elemi bir gülücüğe sattım
Neşeyi buldum hüzünlerin saklanmışlığında
Bir gün de olsa gülebildim ya şükürler olsun!
(2005)
* iliklerime işledin aşkının ateşini teninle zerkederk!
unutmam ne mümkün seninle, venüslü o bir geceyi
arzular şaha kalkmıştı heyecandan, sihirli ve büyülü
hiç çıkmıyor aklımdan her anı, tutkulu sevişmelerin!
şimdi her şey boş ve yalan, sensiz kap-kara dünya




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!