Soluyorum yokluğunda odama sinmis nefesini
Resimlerini öpüp, okşuyorum doya doya
Sanki bütün özlemler bugünüme birikmiş
Hasretinden kıvranıyorum yana yana.
Seni buldum, hapsettim kalbime
Her şey içimden uçup gitti dostum
Sana kalan buruk bir gülüş, sızı ile
Darmadağınık ruhumun aynası
Binbir parçaya bölünmüş kalbim
Sorma şimdi nerelerde benliğim?
Seni seviyorum demek kolay
Hangi seni seviyorum diyenler
Hangi sevilen icin ölmüstür
Ölmek o kadar kolaymi
Seni seviyorum demek kadar...
Gün döndü kızıla, mor gece doğuyor bahtına
Bu kalp senin için atıyor gel otur tahtına
Zümrüten saraylar arzularına amade
Bak gün geçiyor, her bir şey beyhude.
iğdiş eldilmiş duyguların isyanı çektiği gönderde
kısır verim dalgalanıyor al renkte, siyaha yakın
soyunun en son noktası konmuş susuz kuru toprağa
artık, metanetsiz ve gemsiz karabasan çığlıklarla!
Gün eriyor saadete, yarına yol alıyor umutla
Kehanete ne gerek, mevsimlere bir bak hele
Yol almaz mı sandın duyguyu, hazzı ugurunda
Kızıllık mor geceye gebe, pembe tende doğmaya.
Bilirmisin sevgilim?
Seninle akşamların kızıllığı,
Mor gecelerin büyüsü,
Pembe şafakların keyfi başkaydı.
Saçlarım neden ay halesi beyazı şimdi?
Benzim soluk, gecelerde sönen yıldızlar gibi.
Penceremin camı kırık, herşey ne güzel gözlerime
Oysa; kalbim paramparça olmuş, hayattan bihaber.
Kırılmış kalbin, ne ararsın teselli
Vazo kırılırr tamiri olmaz bilirsin
Gül solarsa sararıp, kuru dalı
Geri gelmez güzellikler sevgili.
Kuru ayaz oysa; temmuz ayı
Bir ben miyim yoksa üşüyen?
Bir ben miyim keder yüklü?
Günüm kutuplardaki buz gibi.
Yüklendi tüm acılar şu ruhuma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!