Uyan artık kavetli uykundan,
Tek misin yoksa eksik mi?
Geldiğimiz noktadan geçmişe bir bakış hayatımız.
İnanmak mı? Yoksa bana isyan mı derdin?
Bilemem!
Ama bu kaptansızın batması yakındır!
Belki bir gece anlarsın yalnızlığı.
Karanlığın ayazında sis çöker yollarına,
Sigaranın dumanı eşlik eser sokak lambalarının loş ışıklarına.
Çaresizlik sarar dört bir yanını.
Anlatamazsın, zira anlamı kalmamıştır satırların.
Hiç bir kelime yakışmaz bir diğerinin yanına.
Ne şafak saymaya gücüm var nede akşam,
Gündüz sırtımdan güneş vuruyor,
Gece karanlık…
Bir de nöbetlerim oluyor ay ışığında,
Buz kesen bir yalnızlık sarılıyor boynuma.
Ellerim üşüyor.
Bir gece uyanırsan ansızın,
Gökyüzüne bakmayı unutma sakın.
Milyonlarca yıldız karanlığına doğacak,
Bilirim sarılacaksın ışıklarına yıldızların.
Aşık olacaksın baktığın gökyüzüne.
Biri yetmez sana, hepsini seveceksin.
Mürekkeplerin kan olup yağdığı,
Toprakların kağıt olduğu bir dünyada,
Kalemlerin nefretine maruz kaldı duygular.
Bütün renklerin şavaştığı mevsimde,
Bulutların karanlığına kapıldı satırlar.
Yürek burkan kelimelerin şehit düştüğü meydanda.
Ne bir çocuk neşesi kaldı şimdi,
Ne de altından geçecek bir gökkuşağı.
Prangalar vuruldu mutluluğun bileklerine.
Esir alındı umut adına ne varsa.
Gülümsemeler palyaçoların yüzünde asılı sadece.
Yalancı vaatlerin kimsesiz çocuğu oldu huzur.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!