Geçmek bilmeyen zaman, solmak bilmeyen bir renk.
Kefeler bin dert yüklü, her şey birbirine denk.!
Öyle bir karmaşa ki, gözümde tüter âhenk.!
Rabbim; yok et uzayan şu gurbet yollarını.
Boş çevirme kulunun açılmış kollarını…
Sakat Süvarinin Karısı
Meğer çoktan dökülmüş
Aynalardan sırlar,
Çoktan yayılmış kanser kokusu
Apartman boşluklarına
Devamını Oku
Meğer çoktan dökülmüş
Aynalardan sırlar,
Çoktan yayılmış kanser kokusu
Apartman boşluklarına
Şiir işi; gönül işi. Kimi nerede, neresinden yakalar hiç belli olmuyor. Gönlümün birincisi olarak tahtıma kurul. Elbet diğerleride çok güzel. Hepinizi kutluyorum.
Grup etkinliği olarak şiir adına şiirleri yarıştırmak güzel. Ama...! Bir maraton koşusu düzenliyorsunuz. Diyorsunuz ki herkes katılabilir. Buraya kadar her şey güzel! İşte Ama burda. Yüz metreci, 200 engelli koşan beş bin metre koşucusu,
on bin metre koşan, maraton şampiyonu hepsi bir arada. Kuralsız bir yarışma. Bir kitap dolduracak duyguların ifadesinde kullanılacak enstürüman ile, bir duyguyu işleyen de ona göre farklı ve etkisi değişik oluyor. Bu da sonucu etkiliyor.
Bu şiir hakkında yorumum: 77=14’lük hece ölçüsü ve zengin kâfiye ile yazılmış, içe esenlik veren bir şiir... Bir nidâ... Bir duâ... Bir arzu(lu yakarış) vesâire...
Her şeyde O var nasılsa; her şeyin bize O’nu hatırlatması ne kadar güzel gerçekten. İnsan, O’nu hatırlayınca(hiç unutmaması gerektiği halde), kendini de anımsıyor biraz! Hayatının en hayâti noktasında kendisine yer açtığı ve sürekli orada tuttuğu Ben’i hatırlıyor, hiç unutmadığı halde. Aslına bakılırsa “kendini bilen Rabb’ini bilir” hadisinin önemi burada da karşımıza çıkıyor(kendi benlerimizle bu kadar yakın ilişkiler içinde olmamıza rağmen, Rabb’imize, kanımca, çok çok uzağız...)Oysa “Rab”, bizim için var(biz eğer kendimizi bilirsek O’nun için var olduğumuzu anlarız) Bize emrettiklerinden hiçbir “çıkarı” yok O’nun; hiçbir şeyimize muhtaç değil bizim. Biz ise muhtaç olmaya dahi muhtacız... “Bir hazine idim; bilinmek istedim...” buyurulmuş bir kutsî hadiste. İnsana eşrefi mahluk denilmesinin altında da böyle bir gerçek var herhalde; O ben ki bir hazine...(Hallacı Mansur’un “ben Hakkım” lafzında da böyle bir gerçeğe vurgu olduğu söylenir) Karun’un Hazinelerine sahip olduğunuzu düşünün(ya da ne bileyim Bill Gates olduğunuzu) O’nu arayıp bulmamız bizim faidemize elbette(bu çok zor; bulmak... Felsefe’de de böyle bir kanı var: “mükemmel’e ulaşılamaz ancak yanaşılır” gibisinden… Bu perspektifinden bakınca, ancak O’na yaklaşabiliriz-ki bu da böyle bir çağda, gitgide imkânsızlaşmaya başlamıştır. Bunu yapacaklar da ancak Allah’ın çok kutlu kullarıdır- ) Zaten O’nun yolunda nefeslerini(ya da kalemlerinin mürekkebini) tüketen(!) insanlar kendi salahiyetleri için yapmıştır her şeyi... “Başınızı hiç secdeden kaldırmasak dahi” ona etmemiz gereken methi senamızı, şükrümüzü yerine getiremeyiz, yeterince...
Her şairin asıl görevi aslında O’nu işlemek olmalıdır-yüreklere gergef gergef-(bunun için yeterli seviyeye geldikten sonra elbet)
En azından “Hep O’nu hatırlatır, hep ondan bir hatıra...” diyerek okuyuculara, yazdığımız bu güzel dizelerin gerçek çıkış noktasının neresi olduğunu göstermelidir.
O’nun istediği de zâten duâ değil midir. 'Yok mu benden af isteyen, onu affedeyim…” diyen O değil mi! Elbet şairin “Yakarış”ına da cevap verecektir ama her duânın, bildiğimiz gibi bir kabul olunma vakti vardır, içtenlikle ve sebatla yapılmak kaydı ile tabi ki...
“Ben gurbette değilim; gurbet benim içimde...” diyor ya Kemalettin Kamu... “Yolumuz gurbete düştü... dertli dertli ağlar gönül...” diyor ya türkülerimiz, o güzel... İşte bizler her ne kadar “süzülüp büzülüp üzülsek de” Rabbi’miz, samimi isek elbet yakarmalarımızda, içimizdeki gurbetin yollarını çekip alacak bir çırpıda ve gönlümüzün yaşlarını dindirecektir.
...
Etkinliğimize katıldığınız için teşekkür ederim
saygılar
FÂtih Çodur
Gâyet güzel bir şiir. Sağlam da… Ama şu tekrarlanmış beyitlerin ikinci mısralarını “Boş çevirme kulunun açılmış kollarını.” diye yazsaydınız bence daha uygun olurdu… Kulun-kulunun… Buraya dikkat çekmek istiyorum…
Teşekkürler Genç Kalemler Şiir Değerlendirme Etkinliği'ne katıldığınız için...
Başarılarınız dâim olsun...
Şiiriniz harika dostum.Sizi kutlarım.
''Gelip de dürter şeytan,sinsice ara sıra.
Hep O’nu hatırlatır, hep ondan bir hatıra.
Sığdıramam özlemi, yazsam da bin satıra.'' ..ÇOK HOŞ DİZELER BUNLAR...YÜREĞİNİZE SAĞLIK
düşünüYORUM
ya içimizdeki gurbet
eyvallah çakmak deniz gözlü şairim bu güzel şiirive sizi selamlıyorum.
'Gelip de dürter şeytan,sinsice ara sıra.
Hep O’nu hatırlatır, hep ondan bir hatıra.
Sığdıramam özlemi, yazsam da bin satıra'....Çok güzel dizeler ve mükemmel bir şiir. Tebrikler, yüreğinize sağlık.
ilk önce AMIN diyorum. Cok güzel olmus elinize saglik
Rabbim; yok et uzayan şu gurbet yollarını' Hepimizin rakibi gurbet ama onunla başa çıkamıyoruz. Yüreğinize sağlık. Kaleminiz gurbeti bile çok güzel yazmış.Tebrikler.
Suna Doğanay
Bu şiir ile ilgili 21 tane yorum bulunmakta