denizin ortasında bir adayım
içimde durmadan çırpınan bir martı
gün batımı — yakamoz kokuyor dalgalar
ay ışığında yürürken sahilde
ezilir kum ayaklarımın altında
her batış, bir yükseliştir ezilmek
ve her ezilişten biraz kendimi alırım yanıma
medcezirler vururken sandala
kırmızı bulutlar belirir gökyüzünde
maviyi çalar gece — siyaha döner deniz
küçük dalgalar vurur ayaklarıma
yumuşacık mutluluklar
avucumda ezilen bir kelebek gibi
dans eder saçlarıma vuran rüzgârla
ve ben her savruluşta biraz daha içime düşerim
tenimde deniz kokusu
geceyi anlatan en eski masal gibi
yakamozların altında, ay ışığında
yandıkça gecenin soğuk düşü
küllerinden doğar
zümrüdüanka
kanatlarıyla adanın etrafında döner
sessizce bedenimi dolaşır
ve sahile bırakır beni
bütün yakamozlara inat
çünkü yakamoz, bir direniştir karanlığa
oturuyorum — denizi karşıma alarak
gözlerimle kıyıyı çiziyorum tekrar tekrar
yengeçler ayak bileklerimde gezinirken
kumdan, ay ışığında seni yapıyorum
eksik yanlarını yıldızlarla tamamlıyorum
ve hiç olmayan sevgimizi
bir dua gibi ellerime kazıyorum
yanıyorum
sadece seni değil
bana bakan bütün benlerimi de yakarak
küllerimden
bir daha doğmamak üzere
ve belki de ilk kez
gerçekten yok olmayı seçerek
Kayıt Tarihi : 6.2.2026 12:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!