Son vapur da ayrıldı limandan
Son tren içimi çizip de geçti
Birbir ışıkları söndü odaların
Kapılar gözlerine uykuları kapadı
Yarim yağmur yüreklim uyuyor musun
İçimde kırılır kalır ağlayan sesin
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




"Belki kavuşamam sana, ölüm de gelir.
Bulutlara yazdım seni, yağmur yüreklim..."
Sanırım insanın gerçek dışı beklentileri bir kenara ittikten sonra, artık sevdiğini bir kerecik bile görme ihtimalinin olmadığını idrak ettiği an, çaresizliğin ve umutsuzluğun en hakiki ve kuvvetli yaşandığı anlardan biridir. İnsanın yüreğini susturmaya, hatta daha ileri giderek öldürmeye çalışarak daha az acı çekeceğini umut etmesi ne acınası...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta