Sükûtum, kör bıçak yarası gibi çekilirken darağacına,
Bir kızıl saçlı şafak doğar göğün yamacına...
Ben seni yazarım göç eden gecenenin kara gözüne,
Ölümü anlatan ayetler gibi,
Peygamber aşığı beyitler gibi,
Güle müptela bülbüller gibi...
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta