Ne olur gürleyip sonra da durma,
Sanki bulunmaz hint kumaşı gibi.
Güneşle dans edip ayı kandırma,
Müzmin bakirenin oynaşı gibi.
Kurak toprağa düş, kurutup yakma,
Taze yaprağa düş tozlu bırakma.
Gamlı şakağa düş içime akma,
Kiprikten dökülen gözyaşı gibi.
Şemsiyeye düş damla sekmesin,
Bir göğün kahrını bir yüz çekmesin,
Sicim gibi dökül, hane çökmesin,
Delme çatıları göktaşı gibi.
Dilaver toprağım gömük kokutma,
Kökümü yaprağa hasret bakıtma,
Yağmur duasını tersten okutma,
Zıt zıt kutupların dalaşı gibi.
07.08.2000
Bir inadım kaldı eskiyip değişmeyen,
Bir de kahrolası gururum.
Kelepir bir hayatla, ucube bir dünya arasında
Gidip gelen eski bir taka misali yaşarım, yaşamaksa
Zaten karanlık geceler misâli bahtım
Devamını Oku
Bir de kahrolası gururum.
Kelepir bir hayatla, ucube bir dünya arasında
Gidip gelen eski bir taka misali yaşarım, yaşamaksa
Zaten karanlık geceler misâli bahtım




Ne güzel yazmisiniz Bana Antalyanin o sicim gibi yagan yagmuru hatirlati.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta