Yağmalanmış Ömür
Gelenler misafir değildi, birer hırsızdı sanki, Kimi uykularımı çaldı, kimi o en saf inancı. Gülüşümün altındaki o sağlam toprağı kazdılar, Her giden, gidişini benim en taze yarama yazdılar.
Bir kuyuya döner insan, her kova çekilişinde eksilen, Ben miydim cömert olan, yoksa onlar mıydı hep silen? Kelimelerim azaldı, sesim kısaldı her veda vakti, Ruhumun kumaşı söküldü, koptu en kutsal akdi.
Şimdi baksalar, dışarıdan tam sanırlar bu gölgeyi, Bilmezler ki her giden yıktı, içimdeki o gizli bölgeyi. Sırtımda binlerce el izi, her biri bir parça götürmüş; Beni benden koparıp, koca bir boşluğa mühürlemiş.
tozlu bir şemsiye durur
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla
Devamını Oku
çatı katındaki odanın
kuytu bir köşesinde
kumaşındaki eski yağmurların
hüzünlü kokusuyla




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta