Kül yağar çocukluklara bu şehirde
Tren garları mahşer ıssızlığında
Varoşlarda kraliyet melodileri en tanıdık seslerden
Bizans tadında mezapotamyal sevdalar…
Ve tel örgüleri dillere dolanan iki yabancı arası
Tek sınır olan…
Sığ denizlerin en derin yerinde
Yüksek dağların yeryüzüne en yakınında bir yerde
Uzak doğudan bir budist huzuru
Nirvanası aşk olan
Ve aşk kokan tüm soğuk yaz günleri…
En ıslak anda başlayan…
Bir buğday tanesi köy tadında
Kan renginde sevda taneleri gökyüzünden yağan…
Yağdıkça kurutan en yağmurlu günleri sevgilinin…
Yakan tüm resimleri özenilesi özlenesi günlerin
Ve bitmeyen telefon konuşmalarında gizli
Sessiz seslerin duyulmayan harfleri…
Bir ilkokul fişi çılgınlığında buluşma saatleri
Yeniçeri kılıklı aşk şövalyeleri iş başında
Harem görmemiş padişahlarım var ara sıra...
Hiç olmayan sarayların savaşı bu
Çocuklarına toprak yağan bir ülkenin sınırları arasında…
Kayıt Tarihi : 9.4.2006 17:51:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!