Özgürlük ki,
Bir ölümü en şerefli yapan
Yatalak hastayı
Umutsuz mahkumu
Özgürlük ki,
yalnızlığın yeni kaydı
dışarıdan biriyken görseydim kendimi
ve biraz oturup dinleseydim onu
ağlamak isterdim, için için
hüngür hüngür..
ve dallarımı tek tek kırardım
Harap bir şehir var orda
Hala akan saatler taş duvarlar altında
Sislere gömülmüş çocuk sesleri
Solucanları çınlatan yakarışlar.
Ölüm bize ne yakın ne uzak ölüm.
onca sene gerimde bıraktığım,
dudaklarım arasında üflenmeyi bekleyen dumanlar
kupkuru kelimeler arasına boğulmuşum,
ben yalnızlığımda doğmuşum.
kırk senedir kırık ayağımın üstünde yürürüm
ne kadar kaçarsak kaçalım
yakalıyor bizi buğulu vedalar
gözlerimiz ırmaklardan hallice
nefeslerimizde söylenmemiş sözler
ne zaman görsem üzülüyorum seni
Kaç gece ağladı bu kalbim sessiz sessiz?
Kaç gece kan kustum damarlarımdan akar gibi
Bu yüzden artık uzağındayım dünyanın
Bir savaşın sınırlarından kaçar gibi
Anlamadın neden istemediğimi seni
İyi tanıdığım bir bedene yaslanıp uyurum
aynı duşta şarkılar açmayı sevdiğim gibi
ve insanlar beni gülerek eleştirirler
duşta müzikler çaldığı,
şortumla soğuğa çıktığım;
sabahları kafamı alıp gittiğim için.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!