Biliyormusun yaban gülüm bıktım sensiz yaşamaktan.Ne kadar susmak istesede bu gönül sen içerisinde olunca yine ırmak olup çağlayacak gözlerimden... ey kar tanesi yetmedimi bu dargınlığın...Ya gel artık yada al bu canımı... bıktım sensiz artık yaşamaktan... istanbul ne kadar büyük olsada sensiz bana dar geliyo... Ya gel al canımı yada ver bana mezarımı...Kutla işte bu bayram senin bir aşığı daha yok ettin...Kutla zaferini ne kadar aşık ölecek sensiz belli değil. Kaç gece ıslanacak bu ten kaç gece daha sensiz ırmak olup çağlayacak. Söyle be gülüm sen yoksun ya dünya yaşanmaz oldu. Koca şehir suskun oldu. Hani sen gittin ya o gecede herşey herkes sana hasret sanki.Her gönülde ismin var anlaşılan. her gönülde bir yuvan var. İşte sitemim sana gülüm yalnızlığın sensizlik kadar zor ben ne kadar zorluğa dayansamda senin zorluğun bir uçurum sanki bana.S en yoksun ya işte bende yokum bundan sonra. Bundan sonra bende olmayacağım mısralarda ve bende olmayacağım aşkın dilinde.Yazmayacağım artık bir söz nede bir kelime. Bırak yarım kalsın isteğim. Bırak okumasınlar aşk şiirlerini. Sen beni bitirdin ya bende bittim anlaşılan. Şimdi gidiyorum bir hoşçakal bile demeden.Gözlerine sonkez bakmadan gidiyorum.Artık bundan sonra ben yokum hayatında dilediğince yaşa.... ELVEDA
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta