Hicranınla kavruldu sine, bir kez olsun nur cemalin göreyim...
Göreyim ki, bu karanlık dehlizlerden aydınlığa ereyim.
Bir ömür dediğin nedir ki efendim? Sermayem bir avuç toprak...
Uğruna can vermeyen bedeni, ben neyleyeyim?
Verelim bu canı yoluna, feda olsun her anım;
Yeter ki bir tebessümüne mazhar olayım Ya Habibullah.
Bak, boynu bükük kaldı ümmetin, yetimlik çöktü üstümüze,
Sen gittin gideli, zifiri karanlıklar, zulümler sardı dünyayı.
Her köşe başında bir feryat, her yürekte ayrı bir sızı...
Gözlerimden boşalan yaşlar değil, kanayan ruhumun sessiz çığlığıdır.
Hasretin bir kor gibi düştü içime, yanar dururum;
Adını andıkça solar ferim, hasretim sana ya Resulullah...
Derdime derman aranmaz, benim yüreğim en derinden kanıyor,
Dünya hekimi ne bilsin bu sancıyı? Kimse yaramı sarmıyor.
Senden gayrı ne bir teselli, ne de bir çare var bu dertli başa...
Issız bir çölde kalmış gibi çaresiz, öylece bekliyorum.
Sensizim efendim... Yetimim, garibim, kimsesizim..
Kayıt Tarihi : 29.1.2026 05:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!