Merdivenlerden inerken cebimden bir tomar kağıt düştü. Ev sahibi benden önce alıp okudu. Gözünde iki damla inci parıldadı apartman boşluğunda, betonun soğuk karanlığında deniz feneri gibi yol gösterdi ruhuma.
Sordu: "Oğlum böyle yaz yaz nereye kadar? Niçin kendini yoğurup kağıt edersin, göz yaşını mürekkep diye döküp tüketirsin?
Cevapladım: O gelene kadar teyze.
Sordu: Ya gelmezse?
Sen sabahlar ve şafaklar kadar güzelsin
sen ülkemin yaz geceleri gibisin
saadetten haber getiren atlı kapını çaldığında
beni unutma
ah! saklı gülüm
sen hem zor hem güzelsin
Devamını Oku
sen ülkemin yaz geceleri gibisin
saadetten haber getiren atlı kapını çaldığında
beni unutma
ah! saklı gülüm
sen hem zor hem güzelsin




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta