Bir adım daha atıyorduk hergün...
Çoğu zaman istemeyerek yürüyorduk zaman tünelinde...
Ama bilemiyorduk bu yolculuğun akibetini..
Kasvetli bir kuyuya mı, geniş bahcelere mi çıkıyordu yolumuz...
Bazen bilinçli, bazan gafletle atıyorduk adımlarımızı...
Kimi zaman çamurlu yollar, kimi zaman gül bahçeleri oluyordu durağımız..
Bazen gözyaşı, bazen hüzün doluyordu heybemiz...
Nedensizce yürüyenler görüyorduk etrafta..
Teker teker kuyulara düşüyorlardı..
Ne kadar üzülsek de, müstehak deyip ordadanda geçiyorduk...
Gaflet bataklığında kendini kaybetmiş dostlarımızı görüyorduk bazen...
Kimini kurtarıyorduk binbir güçlükle,
Kimiyse kaybolup gidyordu gözlerimizin önünde...
Sonra yağız ata binmiş yiğitler görüyorduk,
Kah yollarından huzurla gidiyor, kah çamurlara batıp yardım bekliyorduk yine bir mübarek dostumuzdan...
İbretnuma tabloları temşaa ettikçe genişliyordu ufkumuz...
Maneviyat alemlerinde ilerledikçe derin manalarla bakıyorduk ileriye..
Karanlık kuyulardan biraz daha uzaklaşıyorduk sonra...
Geniş bahcelere ulaşmak için bir adım kalmıştı sonunda...
Dualarımıza aldık onu da... Tevekkül ederek Rahmana...
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Allah razı olsun...
İbretnuma tabloları temşaa ettikçe genişliyordu ufkumuz...
Maneviyat alemlerinde ilerledikçe derin manalarla bakıyorduk ileriye..
Karanlık kuyulardan biraz daha uzaklaşıyorduk sonra...
Geniş bahcelere ulaşmak için bir adım kalmıştı sonunda...
Dualarımıza aldık onu da... Tevekkül ederek Rahmana...Ne güzel bir şiir yüreğinize sağlık şairemiz
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta