Ve güzün en güzidesi
Gökten bu denli asılı bir mavi
İliklerinden dirice can alır
Yokluğu hüznün köşesine asılı vuslatın çentiği
Ah yârim gün sayıyorum nehrin kenarında yağmurun bereketinde
Sır besledim güvercin olmuş saçlarının diplerinde
Dümeni kırılmış geminin
dumanı sinmiş gölgesi kavuşmuş aşkların entarisine
Ve menzil
Varış
Son, vuslat
Ellerinin tersiyle silinmiş sevdaların yolunda
Aşk yola çıkanların, adım atanların
Var gücüyle el ele gitmelerin izleriyle yoğrulmuş
Senin yollarında zarafet sezdi mahcup güneş
Bir çiçeğe sarı okşayış seçmiş ayrıksı çemberinde yaban izmeleri
Üç katman urgan bağlamış körpe köprülerin karşı kıyılara hasreti
Üç asır boynuna asmış derviş yüreğine sığdıramadıklarını
Sen ve ben
Memleketin ziyan edilmiş çocuklarıyız
Rotası sıyrık fırtınanın demlediği soğuk çadırların göçüyüz
Eğilmiş, ürkek ve sonbahar türküleriyle büyütülmüşüz
Amma aynı nehrin yıkadığı felsefik hamisine kafa tutmuşuz
Renklere katık ettiğimiz beyazın ardına yüreğimizi öğütüp
Adına da aşk demişiz
Tıpkı buğday boğuşması
Harman eğilmesi gibi...
Kayıt Tarihi : 23.2.2026 09:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!