Gamzeli yanaklarından dökülen gülücüklerle,
İnsanı çöllere salan sevdalı kara gözlerinle,
Kirazımsı mosmor dudaklarınla,
Sevda kırlarında ceylanımsı yürüyüşünle,
Vur yarala beni!
Sevda pınarından avuç-avuç su içişinle,
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Konuşurken herkese kendini can kulağıyla dinletmenle,
Sevda aynasının karşısında saçlarını taramanla,
Damarlarında dolaşan asil ve tatlı kanınla,
İnsanın taşlaşan yüreğini yufkalaştıran göz yaşınla,
Vur yarala beni!
Tebrikler İbrahim Halil bey
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta