Ayrılık selleri akıyor gözünden...
Sen ağlayamayan insan, güçlü kadın,
her şeye göğsünü siper eden, ellere inat
bildiğini yaşayan insan, güçlü kadın...
Ayrılık selleri akıyor gözlerinden...
Ellerimde biriken, yaşları döktüm yere,
Konuşmadan gözlerine, baktığımda gördüm
Adını bir kere unutup, uykulara geçtiğimde
Hep sustum, Hiç söyleyemedim
Unutulmaktı hep dileğim...
resim kadar derin baktım sana,
baktığımda ne gördüğümle önemini kazansa,
bakışımın, derinliğine paha biçilemezdi...
öyle kendimi beğenmiş değil,
önemsiz bir bakışın bile
bir hataya mâl edermişiz yaşamı,
hayatımızın en yıkılmaz köprüleri yıkıldığında,
yan yana oturup ağlamakla geçmezmiş,
o ta derinden duyulan uğultulu aşk acısı,
sevgiliye söylerken dudak titrer ayrılığı,
zanneder misin? Bir tamponla sarılır yarası,
bu gece dediğimi yapmadım,
bu gece her gece yaptığımı demedim kendime,
sana ettiğim yeminler, kadere verdiğim sözlerle bir olup,
huzursuz bir geceye buladı beni, dallanıp budaklandırdı beni...
elimin çizgilerine bakıp bakıp, adını söyledim kulaklarıma,
sen parmağını gözdiriyormuşsun gibi avucumda,
burdayım ben, sen uyu, önce yıldızları sayarım, sonra seni öperim sonra da ışık...
sen uyu, ben burdayım...
ben bu gece nöbetçiyim bebeğim,
sen uyurken ben gezip, o kötü sözleri kovacağım,
kurduğum her paranıoyayı yakıp, seni uyutacağım, kucağımda...
sen kucağımda uyu, uyu ki ben gidemeyeyim.
Öyle bir yaşadım ki seni sensizliğimde,
Her çaldığında telefona, ben baktım,
Her gördüğümde seni, sevda açtı çiçeklerimde,
Sen bahçelerimde zambaklarımdın, suladığım
Kimsesizliğimi paylaştığım çiçeklerimdin, penceremde…
Günlerden Cuma, sen bir öğlen arasını saplarken kalbime,
Sen misin beni uykumda rahatsız eden, rüyama giren,
ellerimle yazdığım her mektubun sahibi olmayı hak eden,
çaldığım her şarkıyı dinleyen sen misin,
dinlediklerimin içinde olan bir tek sen misin,
öğrendiklerimi tecrübe sayıp, sineye çektiğim gecelerin ucunda duran,
ellerimi her açtığımda göğe, onları tutan, sonra beni arka bahçemde başımdan vuran sen misin...
Kime bu sinir,
hep ayrılıktan bahsedecek değiliz ya,
hep kanayan yaraları saracak değiliz,
bırakalım aksın cerahati aşkın,
bırakalım bu leke odanın ortasında kalsın,
şimdi kin'den bahsetmek ister misin?
nasıl anlatacağımı bulduğumu sandığım iki satır,
yabancı kalmadığım bir konunun üstüne düşünüp,
elimdeki tüm nişaneleri attığım bir öğlen yemeği arası bu...
düşünüyorum...
insanlar büyüdükçe küçülür mü hayaller?
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!