Atmosferin geometrik tanımlamalarını yaptığım bir hücrede, deli olmadığımı ispatlamaya çalıştığım erkeklerle kağıt oynadık.
Uzun cümle kuran tek erkek yoktu etrafımda. Göğsümden süt gelmeye başladığında, olgunlaşmak için kendi kendimi emzirdim. Aynadaki yansımama fovist façalar attım falçatayla.
Hiç evlenmedim.
Hiç nefes almadım.
Birkaç kez ziyaretçilerimle ölüm üzerine hayaller kurduk ama hiç ölmedim.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta