En nadide çiçeklerin içinden
Bir gonca güle kapıldın gönül.
Yıllarca yandın, koştun peşinden
Gidiyorum dedi, bırakıp gitti aniden.
Hayırsızın biriydi o!
Harap ettin kendini, boşa yandın gönül...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Tebrikler hocam yüreğiniz dert görmesin kaleminiz daim olsun yine anlam dolu bir şiir okudum kaleminizden nice şiirlere inşallah
Sonsuz saygılarımla
Şiirin son dizesi o kadar net ki.
'Kıymetini bilmedi, boşa harcandın gönül...' demiş Kıymetli Şair.
Yapılan o kadar iyiliğe, verilen emeğe, sevgiye rağmen.
Hissiyatı yüksek bir şiirdi.
Tebrikler.
Her yangın yemiş yüreğin bir vefasızı vardır ve ondan geri kalan yangınlar bir ömür içten içe yakar kavurur... O köz hiç sönmez , o köz söndüğü gün hayat bitmiş demektir...
Her gün batımı, her yağmur, her rüzgar ondan bir şeyler söyler, anılar deryasında yolculuklara çıkarır insanı...
Kalemin yüreğin var olsun İbrahim Bey Kardeşim... Daha nicelerine diyerek... Esenlik dileklerimle...
Ne güzeldin şiir sen. Şarkı gibi..."Kapıldım gidiyorum bahtımın rüzgarına..." Bu şarkı düştü şimdi dilime...;))
Kutluyorum İbrahim Hocam. Yüreğinize sağlık...Selam ve Saygılar..
Yalnızlık dert sevmek başka bir dert. Güzel şiirini kutlarım.
Şairlerimiz emsalsizdir.Gönül, bambaşka bir duygu!Şairin zengin dünyası ile dile gelen şiiriydi . beğeni ile okudum. tam puan +ant. tebrik ve teşekkür ederim. selam size.
Vefasızın birisiymiş bence de ...Bu kadar içten yazılan Satırlar boş olmasa gerek...duyguların değerini mısralarında bulmuş dostum...sevgiyle kal ....
e hep öyle olmaz mı zaten...
gönül gider gider de en vefasızı sevmez mi daima...
kaleminize sağlık ustam
Gönül'den daha çok öyküsü olan ne vardır?
Çünkü onun hem uğraştığı noktalar çok geniş açılıdır hem de uğraşma stiliyle sıradışıdır.
Şiirde İç Ses yakınmalarını başka bir nedene bağlamaya gerek yok....
Sanatsal tavrı algılanabilen güzel şiirlerden birini daha okumanın keyfiyle.
Kutluyorum Efendim.
Erdemle.
tekrar okumanın zevkini yaşadm ibrahim hocam sizi bütün kalbimle kutlyorum saygılar efendim..
Bu şiir ile ilgili 43 tane yorum bulunmakta