Karıma
Geleceğim bazan uykudayken sen
Beklenmedik, uzak bir konuk gibi.
Sokakta, bir başına koyma beni
Kapıyı sürgeleme üstümden
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




ve aşk özgürlük...diyorum...
bu aşk ta ölmek te vardır
diyorum...diyeceğim işte....
saygılar sana şairim saygılar...
dostlar,
biz padişah soytarısı değiliz...
sarayların ve sultanların mezeside değiliz...
selam kavgama...
yoluma, dağıma taşıma...
kavgaya devam aşkına...
...
bir gider bin geliriz...
bu kaçıncı ölmemdir hain...
kızıl deli...
bunu sana armağan ediyorum;
NİKOLA VAPTSAROV...
.....
TANRI GÜLMESİN BİZE...
ve düşlerse,
bir parça ütopya,
hayat boyu insanlık…
…
kaç dünya ağlar gözlerimde…
…
arkası gelecek…
…
bir deri, bir kemik,
sever mi çocuk?
kaç sabah öldü benimle…
…
bir kurşun sıkın,
kalbimin tam orta yerine…
…
Tanrı gülmesin bize…
kavga ;
yüreğimin yangın yeridir...
o sancı hiç susmayacak...
elbet beni de halkı da yakacak...
dumanımı külümü de savrulacak,
geleceğim;
elbet geleceğim...
hayatın güleceği an yeridir...
...
aşk ile kızıl deli aşk ile...
daima...
daima...
müthiş...
seni kucaklamak ve gitmek:)
Aşk kalbe giren, oradan'da beyini ele geçiren virüs'tür.
Ya bitmeyen aşka düşeceksin,yada var olan aşka sahip çıkıp ömrünce seveceksin.
Dünyadaki tüm ışıklar söner, Kalbimdeki sevgin asla sönmez.
En güzel sevgi kalpte yetişir.
Erişirsen eğer kıymetini bilmek lazım.
Sevgi ilk buse kadar özeldir.
Sevginin tatlı yanı gülün dikeninde saklıdır..
Sevgi kalbe hapsedilen ömür boyu tutsak kalan mahkumdur.
Gözlerden düşen ıslak taneler sevginin yeşeren meyvalarıdır.
Gözlerdeki yanan ışık sevginin fitilidir.
Sevgi dağları delen en büyük elmasdır.
Sevgi ile düşen asla ölmez.
Sevgi ile bakılan gözde söze ihtiyaç yoktur.
Her ne şartta olursa olsun sevginin yerini hiç bir şey tutamaz.
Ölüme giden yolda dahi sevgi vardır.
Saygılarımla....
( Ord. Prof. Dr. İbrahim Necati Günay )
Gidiyorum.
Şimdi bütün kapılarını sürgüledim..yüreğimin.
Levh-i mahfuzunuzda tutuşmaya başlasın harfleri ismimin.
çok acı
Ballad = Hikayesi olan Türkü
Teşekkürler Sn. Osman Tuğlu
Ben 'Terennüm' ve 'Şarkı' seçimi üzerine gidip geliyordum...!
Yabancı bir eseri çeviriken de daha önce çeviri örneklerini bakmıyorum....Okurun dikkatini dağıtan çetrefilli kelimeler de seçmiyorum kendi şiirimde olduğu gibi...Kanımca böylesine sözler şiiri duygu evreninden uzaklaşmaktır..Ben şiirimde de çeviri de de imge ve betimlemeden ziyade yalın bir anlatımla mana ve derinliğe önemserim... Çeviride de orijinal eserin ve şairin düşünce, duygu ve içgüdüsüyle ilşki kurup bazen de yeni bir eser sunarım...ve en son da karşılaşırsam diger çeviri örneklerini de bakarım...
Her ne kadar ki değerli kadınlarımıza olan bu sözün vebalı :) merhum Can Yücel beye aitse de gerçek payı çeviri için geçerlidir bir azda olsa ki :'Çeviri güzel kadına benzer - güzelse, sadık değildir sadıksa güzel değildir''
Inancım ve yapmak istediğim hem güzel ve mümkün mertebede de sadık oluşudur bir çevirinin.
Bu benim şiire ve çeviriye bakış açımdır verilen örnek de ondandı..Tabi Lorca şiirleri için ve diger değerli yabancıların şiirleri için de aynı şeyi yapıyorum....Umarım okuma fırsatınız olur kitabı..
O halde kısaca toparlamam gerekirse, çeviri o şiirin orjinal hali her zaman değildir...Onun için yeni dildeki 'yeni bir şiir' diyebiliriz bir nevi ona..! diye düşünüyorum
'Langston Hughes' de dediğiniz gibi doğru ..Son düzeltmeler yapmadan eserimden kopypast yapmıştım alelacele yazarken burada....
Dostların zamanını almayım. Biraz açıklama gereği duydum.
Arz ve saygılya
Behruz Dijurian
Bu şiir ile ilgili 19 tane yorum bulunmakta