Hüzün rüzgârlarının altında.
Ayrılık şiirini yazıyorum mısralarıma.
Dökülüyor gözyaşım solmuş dalın yapraklarına.
Bir ağıt yakıyorum kurumuş ağacın altında.
Ne ay parlar nede bir yıldız.
Öldü aydınlık simsiyah gecenin altında.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Çalan teller durdu aşkın baharında.
Nağmeler sustu ruhumun adabında.
Ettiğim nida kaybolur yavaş yavaş bu semada.
Bir duyan olmaz yaktığım bu feryadıma.
Tebrikler. Başarılarının devamını diliyorum.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta