Bu kaçıncı kopuştur, yağmur yağmura veda
Fırsat mı kollar bulut, nöbette mi pusuda
Söylenesi sözcükler, erirken tuzlu suda
Nefesimiz yetse de, bulutları dağıtsak...
Bu kaçıncı kopuştur, ıstırapla kol kola
Bıçak mı düştü bugün, aramızdaki yola
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Tütün mü bassak, tuz mu, sızan kanı durdursak...
çarpan bir yürek, asla umutsuzluğa düşmeden yazan... yazarken sözcüklere yaşam veren... içten.. içten geldiği gibi yazan... söylenece o kadar çok söz varki... ne söylense az olur... tebrikler...
duygu pişince kelime, kelimeler pişince şiir oluyor. GÜZEL ÇALIŞMALAR,
mehmet şakir karataş
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta