Ve, Kimse Acılarıyla Bilemez Yaşamın Kör ...

Ve, Kimse Acılarıyla Bilemez Yaşamın Kör Yanını

Kimse acılarıyla bilemez yaşamın kör yanını,
Kaç muştu vurmuştur felek heves düşen açlığımıza,
Ve, kimse bilemez siyah nerde pusulanır geceye,
Gözünden düşecek o gülüşü şımartacak öğün,
Elindeki acemiyi ustaya çıkartacak ağulu sözlere saklanmışsa,
Zaman resimlere eğirir acının perdesini,
Gökteki yıldızdan çok olur aş alırken verdiğimiz canlar,
Cana düşen kırık camlar, avu soğuklara sağır kapılar,
Sesi baskın yemiş pencereler birikir karanlık bakışlara,
İçimizdeki sesi tüketir çaresizliğimizin sesi,
Bakışının ayazı vurur nisan çiçekleri buyar,
Ömrümüze biraz daha nikotin ekeriz yar dudağı değmemiş heveslerden,
Sonra kalkıp gideriz sessizce iliklereyerek ceketlerimizi.
Buyrun paşalar, buyrun beyler, buyrun inanç tacirleri deriz usulca,
Benim bilmediğim acılarımı sen mi bileceksin mel-un vezir,
Acının resmedilmiş öksüz yanı gizlidir eteğimin köşesinde,
ve bizden sorulur çarpışarak ölmek açlığın mevzilerinde,
Biz bir ölmeye başladımmıı içimizden bölünerek
Ölüm olur çiçeğin sarısı mavisi, acıya inat bölünüp çoğalarak,
Ölüme bir kaç kurşun kala yazılır mertliğin destanı,
İnsana yaşamak ana yurdunda güzeldir ve ölüm anadilinde,
Toprağa iyi bak yoldaşım, iyi belle suyun sesini,
Hiç bir semt pazarında satılmaz ağustos böceklerinin şarkısı ve ay ışığı,
Benden önce bir kaç dost daha ve bir kaç sevda,
Ve senden önce bir kaç ölüm,
Tezgahların dişlisine sıkışmış bir kaç kol, bir kaç bacak,
Ölümden önce bir kaç paslı hayat, bir kaç yüzü kirli insan
Belki anne, belki baba ya da hiç bir şey olamamış yarı ölü yaşamlar,
Ölümü açlığımızdan kıskanıp, sakınıp saklamak gibi kendimizden,
Toprak aç, toprak hırslı, toprak gel diyor,
Toprak kaç tanrı doğurdu yuttuğu insanların öykülerinden,
Ve kaç insanı doğurduğu tanrıların emriyle kurban aldı,
Kaç oğul, kaç kız ve kaç ana, kaç baba ve kaç heves,
Toprak!
Bereketin aşı boyalı cumbalı yuvası,
Çiçeğin tozu, arının balı, tezeğe sinen yağmur kokusu,
Gülüşünde açan papatyanın sarısı, gelincik tarlası toprak,
Say ki ben hiç yoktum,
Olmadım,
Doğmadım,
Ben hiç ölmedim,
Aç mı kalacaktın?
Kimse acılarıyla bilemez yaşamın kör yanını,
Ve, kimse bilemez siyah nerde pusulanır geceye.

Alkadraz_Kuşçusu
30 Haziran 2011 İst

Turan Tuncer
Kayıt Tarihi : 1.7.2011 01:18:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


Hulki AKTUNÇ hocamın anısına

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Turan Tuncer