Sesindeki hançerdir.,
Yüreğimin çivisini söken
Ayrılık zerk olunur belleğime
Hüzün yağar umut lehçelerine
Milatsız bir miadın hülasası!
Kaderi sonlandırılmış, sevgiliden
Avuçlarıma gazeller döken..,
Sür git! Tembihlerinin nihayetinde
Süt dökmüş kediler gibiyim, senli hayallerde
Gözlerimde resmin, saçlarında sümbüller varken
Bütün kainatın çiçekleri, rengarenk ellerinde
Ve sensin o, güneşe doğru koşarken..,
Gök denizinde, şahaneliğe şuurlu vefa
Görmek için uğruna, ne hayatlar serdedilir
Bakışlarında, karanlığı öteleyen gündüzleri
Okyanusun derin dipleri, aşkı umursar
Ve aşktır o, gözlerinde meşk eder
Gülümseyen yüzleri..,
Bakıp perişanlığına, aldanmayasın zevahirin
Zümrüdüanka’nın incileri, hepsi cümle kapısında
Hibe edilmiş, muhabbetten kazanılan ne varsa
Emre amade getirisi, evvelin ve ahirin..,
Sonsuzluğun taksiminde histerim
Kulak kesilmiş, eli bol sevdalara vezin
Yorgunluğu dinlendirir, ah o kalbi murabbalar!
Tüylerim dökülür, hezimetten arta kalan anda
Velimeye ezan okuduğunda müezzin..,
*
22.03.2006
Mehmet Sani ÖzelKayıt Tarihi : 22.3.2007 10:25:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Afaki düşlerin pervasızlığıyla, Koyu laciverde sarmalarım, seni., Sazlık, sonbahar gerçeğinde meskut Kışa koynunda yer açmış, çoktan., Kıskansam yeri değil mi, karı buzu, ayazı? İşkenceye tabi tutarda, yüzümü güldüren mecazı Yollarında seyyah oluveririm Ufkunda tüllendiremediğim Cennetten çalınma, O meşhum yazı.., Kahır yazıyordu kalemin., Alem, yeni güne düğün kurarken., Kahır yazıyordu, iliklerime işlediğinde tereke bahtın Acuzeliğimi haykırırım, yamaçlardan ovaya, düze Ödünç isterdim sözlerini, bir iz bakmak için., Geceye merhamet eden gündüze.., Güldüklerine pişman gibisin Ölüme surat asan yüzün görünür Güldeki dikenlerden(mi?) Firak.., ...

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!