Bulutların arasında süzülen güvercinin kanadından bir yol gözükür yüce dağların başına
Kefeni biçilmiş insana kaftan giydirmek gibi,yalnızlığın adı geçen tüm şarkıların son mısralarında
Ellerinden tutarak ağlamak istersin fakat, sevginin abeleti varmıdır gözlerinin ona her bakışında
Temiz bir akşam vakti,yudumlarken çayını hissikablelvukundan arınıp rüyalarınla başbaşa her yatışında
Taşların en tumturaklısı olan musalla taşında,tahayyül edemezsin artık kimsesiz yalnızlığında
Mum yakmaya gerek yok gözlerin bakışın, efsunkar lambalar yanar söner pencerem altında
Kör olup ağlamayı bile unutan İstanbul şiir değil;vaveyla,aşk amiyane bir şekilde anlatıldığında
Çocukluk, o derin ırmak çağrısı
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman
Devamını Oku
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta