Göklerin gümüş bir tepsi gibi önümüze serildiği o kadim çağ bitti.
Şimdi şehirler; demirden birer maske, sokaklar ise ruhun soluksuz kaldığı dehlizler.
Ben seni, bu beton ormanının en uçurum kenarında,
Bir güvercinin rüyasındaki o masumiyetle bekledim.
Seni sevmek, bir takvim yaprağının düşüşü değil;
Zamanın kalbinde saklı duran o mutlak saniyeyi bulmaktır.
Eşya karanlık, madde sağır, eşik aşınmış;
İzin ver hey ağam ben de gideyim
Ah çekip de arkam sıra ağlar var
Bakarım bakarım sılam görünmez
Aramızda yıkılası dağlar var
Coşkun sular gibi akıp durulma
Devamını Oku
Ah çekip de arkam sıra ağlar var
Bakarım bakarım sılam görünmez
Aramızda yıkılası dağlar var
Coşkun sular gibi akıp durulma




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta