Yıkılsa seng-i Beytullâh, ederdi bir tevbe ihyâ
Öterdi hâmûş eflâkte ol mürg-i Hakk dâimâ
Ödenmez bir günâhtır bu, yetişmez bu cürme fidyâ
Ki oldu Kisve-i Şerîf, Yehûd’a pâ-endâz-ı rüsvâ
Kayıt Tarihi : 4.2.2026 13:53:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Manzume-i Şikâyet: Satır Satır Şerhi 1. Satır: "Yıkılsa seng-i Beytullâh, ederdi bir tevbe ihyâ" Anlamı: Eğer Allah’ın evi olan Kabe’nin bir taşı (maddi yapısı) yıkılmış olsaydı; samimi, içten gelen tek bir tövbe bile o yıkımı manen tamir etmeye, o mukaddes binayı yeniden diriltmeye (ihya etmeye) yeterdi. İncelik: Burada "madde" ve "mana" kıyası vardır. Taşın yıkılması fiziksel bir durumdur ve manevi bir yönelişle (tövbe ile) telafisi her zaman mümkündür. 2. Satır: "Öterdi hâmûş eflâkte ol mürg-i Hakk dâimâ" Anlamı: O zamanlar, o derin ve sessiz göklerde (hâmûş eflâk), o malum "Hakk kuşları" (Allah’ı zikreden derviş ruhlu kuşlar) hiçbir kesintiye uğramadan ötüşlerine devam ederdi. İncelik: "Ol mürg-i Hakk" ifadesi, maneviyatın sahipsiz olmadığını ve ilahi zikrin kainatta yankılanmaya devam ettiğini simgeler. Yani taş yıkılsa da kutsallık baki kalırdı. 3. Satır: "Ödenmez bir günâhtır bu, yetişmez bu cürme fidyâ" Anlamı: Fakat bugünkü şahit olduğumuz bu durum (kutsalların çiğnenmesi), artık tövbeyle geçiştirilemeyecek kadar ağır bir günahtır. Bu suça (cürme) dünyadaki hiçbir bedel, hiçbir fidye kefaret olamaz; bu vebali hiçbir şey temizleyemez. İncelik: İlk satırdaki "bir tevbe ile ihya" imkanı, burada yerini "hiçbir bedelin yetmediği" bir çaresizliğe bırakır. Günahın büyüklüğü karşısında insanlığın acziyeti vurgulanır. 4. Satır: "Ki oldu Kisve-i Şerîf, Yehûd’a pâ-endâz-ı rüsvâ" Anlamı: Zira o şerefli Kabe örtüsü (ki o örtü İslam’ın namusu ve izzetidir), ne acıdır ki Yahudi’nin ayakları altına serilen rezil, rüsva bir paspas (pâ-endâz) haline getirilmiştir. İncelik: Şiirin en can yakıcı kısmıdır. "Pâ-endâz" (ayak basılan yer) ve "Rüsvâ" (rezil) kelimeleri, kutsal değerlerin dünya siyasetine ve güç odaklarına kurban edilmesine karşı duyulan o büyük öfkeyi ve utancı temsil eder.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!