Bütün varlık, bir tutam görünen, görünmeyen,
Ömür denen yol ile, sürünen sürünmeyen.
İstikamet sonsuzluk, acı veren, onsuzluk.
Karanlığa taş attım, gitti ömrüme değdi,
Öncelerden bilseydim, sonsuz alem nerdeydi?.
Yolun sonu göründü, sessizliğe büründü,
İçimdeki o boşluk ne bugündü ne dündü. Boş ver oldu olacak ve taşlar oynayacak, bir gün gelir gelecek, bu onun adaleti ve yerine gelecek.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta