Mezopotamya’nın bağrından aldığım bir avuç toprak oldu çocukluğumdan geriye kalan.Senin ayak izlerini,Ceylan’ın yaralı yüreğini ve Cemile’nin soğuk bedenini saklıyor her bir zerresinde. Tarifsiz bir özlemle çekiyorum kokusunu her aklıma gelişinde. Ve çekişimde on üç kurşun yarası sızlıyor içimde..Sonra, diyorum kendi kendime sebepsiz değildi bu ayrılık elbet vardı bir bildiği yoksa bir hoşçakal demeden sessizce kapıyı çekip gitmezdi bu yürekten. Vardı elbet bir bildiği..
Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta