Hak şehrinde kaybolmuşum,mülhak ım,Vedat' ım.
Ne hazîndir şu kuytudaki sırr-ı mahfî in cevabı.
Sabr ile durduk önünde dil-zede,görülmedi hesabı.
Çilehaneye saçtık onca günah ile sevâbı.
Düz eyledik şeriâtı zikre aldık sabr ile sebâtı.
Dünya'ya sattık taht ile sarayı,eldeki dirhem türâbı.
Terk eyledik cüz aklı,yerine koyunca Kevser şarâbı.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



