Vakumu terazinin bir yanına koyarken
lavabo fırçası gibi zaman aşınması oluyor sanki,
havaya fırlıyor aniden terazinin o diğer yanı
ve yükseltmeye gene sen ağıra gelen yanı çalışırken,
kabarcık kuramı genişlemeye başlıyor;
orda, büyük patlamayı sezebiliyor musun?
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




canım arkadaşım, çok teşekkür ederim
vakumu terazinin bir yanına koyabildik diyelim sevgili Akın..hadi aşınmayı da anladım diyelim..büyük patlama da terazinin dengesini dengesizleştiren etkenlerin,nesnelerin ya da kişilerin içimde oluştırduğu küçük küçük patlamaların çığ gibi büyüyüp halka halka diğer insanlarla birleşip tekrar bana ve benim gibilere dönmesi olsun...
bir ışık vardı...hep de var olur..olmak zorunda..çünkü fizik kanunları kadar geçerli olan tarih karelerinden hiç silinmeyecek ve silinemeyecek ışık..Ankara'da ,Rasat Tepe'den yayılan..
Hayatın içinde durup düşünmek de ne zor olabiliyor.
Gerçekten çok haklısın sevgili Akın...
Hayatın içinde durabilmek..ve...hayatın içinde durup da düşünebilmek...
Kutluyorum sevgili Akın...
Seni anladığımı umuyorum..
sevgilerle.
ya bu şiir nasıl oluştu bilmem, bunu yazdım sora dün mitinge gittim tandoğanda az şifayı kapmışız:)) mikropları deniz suyu burna zerkederek ve az öksürerek atıcaz artık:))
sevgiler mutluazınlık
Tebrikler Akın bey... Terazisi bozulmuş bir yerlerin :)) Kutlarım...
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta