Ben değişik bir çocuktum. Halam ve dedemin doğum günleri aynı gündü. Babam, halam ve dedem için , kestaneli pasta almıştı.Pasta küflü çıktığında, pastadan yiyemeyeceğim için değil, babamın mahçup tavrına üzülmüştüm. Ben aslında küçükken de güçlüydüm. 8 yaşında 29 harfi doğru kullanmayı öğrenmişim ki; ''Pastacı yanlışlıkla satmıştır, yarın tazesiyle değiştirir'' deyip, öfkenin gereksizliğini ispat etmiştim. Kimsenin derdi küflü çıkan pasta değildi artık, hepimiz mutluyduk, hepimiz gülümsüyorduk...Ben küçükken çocukça üzülemedim...Şimdi belkide bu yüzden çocukça üzülüp, büyükçe göz yaşı döküşlerim...Belkide ben hiç büyümedim ya da büyümeyi vaktinden çok önce öğrenmiştim...
Bir karanlık geliyor yokluğunun ardından
Ne zaman güneş batsa bu son gecem diyorum
Vazgeç yalan dünyanın köhne saltanatından
Yetişir bunca keder, bunca elem diyorum
Her şey sağır içimde ne şiir ne musiki
Devamını Oku
Ne zaman güneş batsa bu son gecem diyorum
Vazgeç yalan dünyanın köhne saltanatından
Yetişir bunca keder, bunca elem diyorum
Her şey sağır içimde ne şiir ne musiki
Beğeni ile okudum
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta