Vakitsiz Gelen İki Misafir.

Nurgül Ankara
100

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Vakitsiz Gelen İki Misafir.

Ne takvimde yeri, ne saatte izi,
Ansızın bir rüzgâr, savurur bizi.
Biri can götürür, biri genizi,
Hayatın kalbinde iki yabancı.

Güneş tam tepede, ya gece yarısı,
Dinlemez feryadı, ne dert ne yası.
Biri can şerbeti, aşkın yarası,
Göz açıp yumunca, dindi bu sancı.

Hesap kitap tutmaz, vakit sormaz hiç,
Biri sonun mührü, biri dertli iç.
Yolun sonunda dur, ister kon ister geç,
Ölüm sessiz gelir, sevda pek yanık.

Biri bu bedeni, toprakla sarar,
Biri ruhu yakar, her yerde arar.
İkisi de hüküm, ikisi de karar,
İnsanoğlu mahcup, her an bir tanık.

Hangi sultan durmuş, kim kaçabilmiş?
Hangi yürek bu koru, üfleyip geçmiş?
Ölüm bir kez gelir, sevda bin seçmiş,
İkisi de mühür, ikisi de sanık.

Dünya bağlarını, koparır gider,
Biri sinemizi, yakıp da tüter.
Kimi "eyvah" eyler, kimi "ah" tutar,
Bu amansız yolda, her yolcu yıkık.

Bir bakışta saklı, sevda heybeti,
Bir nefeste gizli, son hakikati.
Biri vuslat yolu, biri dertli eti,
Zamanın ötesi, her an uyanık.

Ne yaşa bakarlar, ne mekan sorar,
İkisi de kalbi, damardan yorar.
Biri canı alır, biri ömrü sarar,
Kader süzgecinde, saniye kalabalık.

Biri ak kefendir, biri kor gömlek,
İkisini tatmak, dünyada ekmek.
Biri sonu beklemek, aşkla ölmek,
Yazılmış alnına, bu ne hoş yazık.

Söz biter nihayet, kalem de susar,
Ölüm dünyadandır, sevda can kusar.
Toprak olur fani, aşk tohum basar,
Bu devran böyledir, ne sönük ne ışık.

Nurgül Ankara
Kayıt Tarihi : 16.2.2026 16:05:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!