Vakit benden yana, saat ayarlı
Müjdeler esen bir yeldi, kararlı
Bir kapı çalındı, hayaller yaralı
Gönül soframızda hüzün pusuyordu
Evlat gelmiş madem, baş üstünde yer
Lakin çalınan her nefes benden gider
İçimde fırtına, dışımda soğuk yer
Vuslatın rengi bak, anbeân kararıyordu
Kendim sevdim elbet, delice sevdim
Hasretten örülmüş bir tacı giydim
Aşkın dergâhında boynumu eğdim
Gönül sarayımda kimse sevmiyordu
Sitemim kadere, kula değildir
Nasibe bükülen boyun eğilir
Yolum selâmetli, menzil seçilir
Yüküm ağır ama can bekliyordu
Yarım kalan şarkı titrer dudağımda
Harfler küskün durur hazan bağında
Mevsimin en kuytu, ıssız kucağında
Zaman kendi içinde geri sarıyordu
Hayatın cilvesi gülerken ağlatır
En emin limanda gemin batırtır
Gönlüne gurbetsin, bu dert anlatır
Vuslat masalları tez bitiyordu
Eyvallah der geçer, susarım derinden
Yorgun ruhum koptu sanki yerinden
Teselli beklerken mazi yelinden
Eski hatıralar hep yakıyordu
Sönmüş bir kandildir artık bu kalbim
Kendi külü içre yanar sahibim
Gözümde bir nehir, sessizce galibim
Dışım sükût ama iç kanıyordu
Sabrın imbiğinden süzüldü çilem
Aynada kırıklar, bitmez bu elem
Düşmesin varsın bak dile bu nâlem
Yalnızlık en sadık dost oluyordu
Gidilecek yol yok, hanlar kapalı
Kendi gölgem peşimde, bahtı karalı
Eksilse de ömür, her an yaralı
Sükût hırkasıyla can gidiyordu
Garip Murat der ki; bitti imtihan
Bir nefeslik yermiş koca bu cihan
Kelimeler bitti, sustu her bir can
Ebedi bir huzur ruh sarıyordu.
Kayıt Tarihi : 19.2.2026 18:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!