yalnızlığın penceresinden bakarken
durgun zamanları oynuyordu gece
gözlerinde gerçeklik ararken
hissetmek yalanları vurdu tenime
fakat ben
müebbet duygular mahzeninde
Şimdi ben oturup sana uzun uzadıya bir şiir yazsam
Sen sadece okuyup geçersin
Ben kalemimin yazdığıyla bir başıma kalırım
sen okuduğunla
anlamadığın cümlelerimin hüzün savaşında,
seni anlattıkça yıkılıyor üzerime bu dünya..
Bugün kanca attım limana, sarılmak istedim umutlara
Aslında umutlar yaratmak benim işimdi
Sadece ilham kaynağımı kaybettim
Bir hiç uğruna
Fakat halen umutlar yaratmak benim işim
ve,
Yazıyorum kendi benliğime ithafen
Sonbahar kalbinde belkide bu sözlere ithafen.
Yazmak gelmiyor içimden, sonsuzluğa gider her gecen
Ben zaten yalnızım sensiz geçen her gecem
Veremediğim sevgiyi bul başkasında ben her şeye hazırım
Sarfediyorum cümlelerime,bir anlam taşır taşımaz umrumda mı sizce. İki cümle bir araya getirmek için düşünürüm sadece.
Kalem kağıt yeter mi yazmaya.
Tenimde tutsak bir gece koşuyor
Bir tekne çiziyorum ruhumla bugün
Sisli nehir üzerinde açılan yalnızlıklara.
Üzgün suratlara maruz kalan gökyüzü,
Kırık arzularıyla, bir pamuk tarlası gibi
Gece çöktü yine üzerime
Beliriverdi etrafımda aptal kırmızı şeytanlar.
Her gece her biri kulağıma senin adını fısıldar
Ve her fısıldayıșında kulaklarım isyana bir kucak açar..
Bu geceler sabahlarımın olmadığı geceler işte.
Sen de çıkıp gelen
sen bugünü kutlama küçüğüm
dünden ne farkı var bugünün
ne de yarınlardaki gözünün
Bugün doğan sen değilsin küçüğüm..
bu bir tarih değil kördüğüm
LANET 9 ağustos günü
Boğazım acıyor sanırım şuan
Ölüme her an daha fazla yaklaşıyor gibiyim
Boğazımdaki acıyı hafifletmek uğruna çırpınıyor bedenim
Bitmek bilmeyen hıçkırıklar, dostum duvarla aramda yankılanan öksürük sesleri..
Tanrım şiirlerimin ardından tüm bu kenti süpür olur mu
Batmasın hayal kırıklığım başkasına
Giderim gidebildiğimce
En gerilere.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!