Bacayı sarmaya görsün de hele bir ateş bak nasıl şubatlar ağustos olur
En can alıcı sözler dökülsün de hele bir dudaktan kalp nasıl toz duman olur
Rüyaları yormaya göreyim de bir hayra geceler bana en yakın dost olur
Ranzam pamuktan yastığım buluttandır o anda tavan yıldızlarla dopdoludur
İçimin pis karanlık sokaklarının dar yollarını aydınlatan meşalemsin
Ne biçim bir his bu nasıl bir sevmek söyle kalbim yine hangi masal alemdesin
işte sana geliyorum
yumuşakbaşlı rüzgarların kanatlarında bir yer bul bana
suyun ışıltılı sesleri aksın bir yanımızdan,
bir yanımızı defneler sarsın...
demir kollarının yumuşaklığında uyanayım sabahları
zeytin ağacının gözlerinde büyürken bir çekirdek
Devamını Oku
yumuşakbaşlı rüzgarların kanatlarında bir yer bul bana
suyun ışıltılı sesleri aksın bir yanımızdan,
bir yanımızı defneler sarsın...
demir kollarının yumuşaklığında uyanayım sabahları
zeytin ağacının gözlerinde büyürken bir çekirdek



