Bacayı sarmaya görsün de hele bir ateş bak nasıl şubatlar ağustos olur
En can alıcı sözler dökülsün de hele bir dudaktan kalp nasıl toz duman olur
Rüyaları yormaya göreyim de bir hayra geceler bana en yakın dost olur
Ranzam pamuktan yastığım buluttandır o anda tavan yıldızlarla dopdoludur
İçimin pis karanlık sokaklarının dar yollarını aydınlatan meşalemsin
Ne biçim bir his bu nasıl bir sevmek söyle kalbim yine hangi masal alemdesin
İsimsiz, sorgusuz bir aşkın solgun mısraları
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara
Devamını Oku
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara



