Bacayı sarmaya görsün de hele bir ateş bak nasıl şubatlar ağustos olur
En can alıcı sözler dökülsün de hele bir dudaktan kalp nasıl toz duman olur
Rüyaları yormaya göreyim de bir hayra geceler bana en yakın dost olur
Ranzam pamuktan yastığım buluttandır o anda tavan yıldızlarla dopdoludur
İçimin pis karanlık sokaklarının dar yollarını aydınlatan meşalemsin
Ne biçim bir his bu nasıl bir sevmek söyle kalbim yine hangi masal alemdesin
Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta
Devamını Oku
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak
Sular sarardı yüzün perde perde solmakta
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta



