UZAKLIK
I
bakıp susma zamanı, kırgın
sararmış otlara düşen uykulu ikindi
yanılgım mı içimde yangın mı
acıyan sularda yitirdiğim yaz
II
göveren hangi zamandanmış o
bir konar göçerin acısına yaşıt
bir tutam kehribar sarısı perçem
soğuk mezatlara düşer kavruk yüzüm
sırrı lâl aynaların aymazlığıyla
şimdi ulaşılamayandır parmaklarımla dokunduğum
eski bir aşkın anısı eskiyen günle yıkanırken
III
artık yıllanmış gömüden dingin acılar saçılır
gün görmüş pişmanlıklarla örülü
yok sayılmış uçarı günlerin sessizliğini bozan
yorgun, leke gibi sarar boşluğunu unutulmuşluğun
zaman geçirdiği köprülerden silerken bıraktığı izi
geride yalnızca bir fısıltının kendince gizli
bir boşluğu kalır durmadan büyüyen
IV
söz biter... aşınmış bir yüzle gidilir akşama
anlık aldanışlar gibi kuşkulu
hüzündür şimdi, uzayan sessizliğin yankısı
sırı kalmamış uzaklığın penceresinde
hangi yönünden baksam kendi yokluğuna dönük
Selami Karabulut
Kayıt Tarihi : 8.8.2000 16:09:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

TÜM YORUMLAR (1)