Buralar yine karlı,
Dondurası bir soğuk,
Saat sabahın dördü.
Zaman geçiyor
Ama ağır,
Ama karanlık,
Çıt çıkmıyor dışarıda.
Ve ben düşünürken seni,
Böyle derin,
Böyle kırılası bir sesle anarken adını.
Ak yastığına dağılmış üzüm karası saçların,
Narin parmakların üşümüş yorganın altında,
Bütün zarafetinle uyurken..
Ben yine uykusuz, seni düşünmüşümdür.
Tüm imkansızlıklara umut yükleyip,
Bembeyaz bir güvercin bırakmışımdır,
Gecenin karanlığına.
Bir parça hüzün..
Bir parça burukluk..
Ve bu sözleri noktalarken,
Yine senden haber alamayacağım bir sabaha, uyanmışımdır.
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Devamını Oku
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta