Uykumdan biraz daha geç mi kalkmalıyım,
Yoksa bu aciz bedenim, huzursuzluğunu
Kendi kendine tüketebilir mi?
Başımın ağrısı, Vivaldi’nin Kışı gibi,
Di–da, di–da…
Gidip geliyor zihnimin tam ortasında.
Sanki kendi kurduğum tuzağa
Nasıl çıkacağımı unutmuş halde düşmüşüm.
Hatırlamak — işte ihtiyacım olan tek şey belki de.
Vakur ve hür bir bakışın yardımıyla,
Unutulanı yeniden bulabilmek.
Hayatın akıp gidişi,
Absürt gelmeli mi insanoğluna?
Ben hep bir orada, bir burada,
Dolanıp durdum yıllarım boyunca.
Tuttuğum dalın en son ucuna kadar gittiğim de oldu;
Dalı, en başında kesenlerden olduğum da.
Ne gerek var kavgaya,
Karşılıklı dargınlıklara?
Eğer amaç mutluluksa,
O amaca varan yolun taşları da
Mutluluktan döşenmiştir;
Hüzünden, kargaşadan değil.
O yüzden, hayat
Bir ütopyadan ibaret olmamalı.
Duygularımız mesela —
Onlar dışında elde kalan,
Koskoca bir kandırmacadan başka ne olabilir?
Kayıt Tarihi : 30.8.2025 15:48:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!