Uykumun en kuytu yerinde uyanırım ansızın,
Rüyamda elin elimde, gerçeğimde ise sızın.
Bir nefeslik vuslatın ardından gelen o büyük boşluk,
Hıçkırıklara boğar beni, adıdır bu imkansızın.
Q
Gözlerimin şişine "yorgunluk" deyip geçtiler,
İçimdeki yangını sönmüş bir ocak seçtiler.
Saçlarımdan dökülen her telde senin izin var,
Ruhumu lime lime, sessizce biçtiler.
Q
Şimdi dört duvar arasında bir sürgün hayatı,
Sanki senden önce yoktu ömrümün bir inşaatı.
Bir çiçek düşün; ellerinle ekip, sevginle suladığın,
Şimdi kurumuş toprakta bekler o son saati.
Q
Tuzunu yitirdi ekmek, tadını kaybetti sigara,
Sensizlik, kapanmak bilmeyen en derin yara.
Yazın ortasında üşümek neymiş, bende görsünler;
Kışın soğuğu bile kalır bu hasretin yanında dar(a).
Q
Sana "dön" diyemedim, düğümlendi her hece,
Sesim yankılanıp geri döndü her gece.
Parçalanmış bir yanım, diğer yanım hep eksik,
Bu hayat, çözülmesi imkansız, karanlık bir bilmece.
Q
Yine de bir ihtimal, bir umut kırıntısı derinde,
Belki bir gün filizlenir bu sevda yine yerinde.
Gönül toprağım kurusa da, bekler o ilk yağmuru,
Zamanın eli, derman taşır elbet günün birinde.
Q
Küllerimden doğarım, yazarım adını yollara,
Bırakmam bu sevdayı o insafsız kollara.
Gözyaşımı sildim bugün, umuda açtım yelkeni,
Hasretin elbet bir gün, yerini bırakır bahara.
Q
Eksik kalan ne varsa, hatıranda tamamlanır,
İnsan en büyük acıyla, en çok o zaman anlanır.
Şimdi solan o çiçek, sabrın suyuyla dirilir,
Aşk dediğin, hüzünle yoğrulunca kanatlanır.
Kayıt Tarihi : 4.1.2026 16:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!