Uyu...Gölde yüzen nilüfer gibi
Bir kuşun kanadını okşuyor gibi uyu...
Sanki rüyalardan gülümser gibi
Bir çiçeği ruhunla kokluyor gibi uyu...
Açsın kapısını rüyalar sana
Bakıp gülümsesin dünyalar sana
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Günün şiirini şairini tebriklerimi sunuyorum Yüreğinize sağlık...
Güne düşen şiiri ve şairini kutlarım.
Severek ve beyenerek okudum güzel şiirinizi yüreğinize sağlık. Tebrikler.
Yani her eksiği sevgi tamamlar diyor şair bence de kutluyorum
"KİŞİ YATAĞINA YATTIĞI ZAMAN, ŞEYTAN ENSESİNE ÜÇ DÜĞÜM ATAR VE ' UYU! ÖNÜNDE UPUZUN BİR GECE VAR' DER. EĞER O KİŞİ SABAH NAMAZI İÇİN KALKARSA DÜĞÜMÜN BİRİSİ ÇÖZÜLÜR. SABAH NAMAZI İÇİN ABDEST ALDIĞINDA İKİNCİ DÜĞÜM ÇÖZÜLÜR. NAMAZA DURDUĞU ZAMAN DA ÜÇÜNCÜ DÜĞÜM ÇÖZÜLÜR." -Hadis-i şerif meali-
"GÜZEL/HAYIRLI DÜŞÜNEN, HAYIRLI/GÜZEL RÜYALAR GÖRÜR VE HAYIRLI/GÜZEL RÜYALAR GÖREN İSE HAYATINDAN LEZZET ALIR." -Kelam-ı kibar-
"Kişi gündüz, günlük işlerini bitirip, bu arada kulluk görevlerini de ihmal etmezse, istirahat için yatağına yattığına yatarken sünnet olan dualarını da okuyup öyle yatarsa, onun meşru olan bütün işleri ve uykusu nafile ibadet yerine geçer. Yani günlük adetlerini ibadete çevirmiş olur." -Kelam-ı kibar-
Rabbim bizleri gaflet uykusundan ve dalalet uykusundan muhafaza edip, yerinde çalışan, yerinde, ibadet eden ve yeri ve de zamanı geldiğinde de istirahat için uykuya yatan kullarından eylesin amin.
“...Uyu..Düşünceler seni yoruyor
Ellerin anlamsız sözle doluyor
Duygular birikip deniz oluyor
Bir kıyıdan denize bakıyor gibi uyu...”
Fenomenolojik yapısı titizlikle işlenmiş. Çok güzel bir eser. Mevzuyu güne taşıdığınız için tebrik ederim. Uyku sağlık ve sıhhatin ana kaynağıdır. Emeğine yüreğine sağlık.
Güzel bir sevda şiiri. Şairin yüreğine emeğine sağlık... Kutluyorum...
Tek kelimeyle harika...
tebrikler kutlarım
Şiir bizim has malımız. Derinliği binlerce yıl ötelere gidiyor. En güzel şiiri yazabilmenin yolu Türk'ün şiir atlasını iyi bilmeden geçiyor. Herşeyde olduğu gibi, şiirdede derinlik ve hafıza çok önemlidir. Yani Dedekorkut'tan Fuzuliye, Şeyh Galip'dten Ahmet haşime, Sezai Karakoç'a, Cemal Süreya'ya şiirin damarını yakalamak gerek. Bu şiirinde Adem bunu yakaladığını aşikar bize gösteriyor. Seni yürekten kutluyorum şair..
Bu şiir ile ilgili 11 tane yorum bulunmakta