'Kâlb öncesi zamanlar vardı. Sonra mucize gerçekleşti, kâlbin oluşum süreci tamamlandı. Emir geldi ve kâlb atmaya başladı... O ilk darbe ânı ve hareketin başladığı hayat noktası 'Fuad' ile sarsılır cisim. Gücü vardır, sesi vardır, ritmi vardır. Kâlb, hayata hevesle, tüm gerçekliği ile başlar... Hızlanmalar, yavaşlamalar, heyecanlar, korkular, aşklar, mutluluklar, hüzünler, müzik, coşkular, keskin şoklar, gider bozuklukları, yetmezlikler, hastalıklar, durma ve yeniden başlamalar. Derken cisime gelen sinyal ve durma ânı. 'Fuad'. En küçük sonsuzluktan, en büyük sonsuzluğa, yokluktan varlığa kâinatı başlatır 'Fuad'. Orada artık ne son nede ilk olmak tariflenemez. Mutlak varlık yegâne gerçektir. Kâlb öncesi, kâlb ânı, kâlb sonrası sorularını kendime sormaktayım. Kâlbin kırıldığı an vardır ki, o hayat noktasından 'Fuad'dan kırılır. Kâlbin en mutlu olduğu an 'Fuad'dır. 'Fuad'ile görür, duyar, dokunur, tadar, koklar, sever, gariplikleri sezer, hissederiz. Ve 'Fuad' ile düşünürüz. Yeteneklerimizi, ve hatta hiçbir zaman keşfedemeyeceğimiz yeteneklerimizdir 'Fuad'. Mantık kâlbimizde şekillenir ve nasîbimiz ölçüsünde acımasız ya da sevgi dolu olabilir.'
Ah sevgili! hem fermanımsın hem de dermanım Bilmem ki acıtır mısın canımı?
yolların sonu yok... hevesle başlarsınız yeni bir güne ..kalbiniz atmaktadır hızlı hızlı...biraz daha uyku...biraz daha uyusak ne olurdu?...yudumladığınız kahve uyandırır sizi..
yolların sonu yok...belli değildir başı sonu...
sanırsınız cebinizde her gün keklik ...birden çırpar kanatlarını sevgi telaşla..
oysa her debelenişinde alır yara...
hep aldatır onu ışık...
yolların sonu yok!...
haraç mezat pazarında ümitler derbeder
bir aldatmaz çocuklar bizi
ve içtenlikle gülümser çiçek
yarın yeni bir gün. . ...
rüzgardasüzülenler
...kah vakur... ...kah hüzün dolu... Zulalarda saklı sevinç/yaşam elma şekeri/kiraz çiçeği/namlunun ucunda kurşun/durmaksızın akıyor /fışkırıyor çoğu zaman/çoğu zaman derinlere inceden sızıyor kan. Yağmurlar yağmalı temizlenmeli ortalık... bu şehrin her bir kaldırım taşı kitabe.defalarca okunmalı.basıp geçerlerken üstlerine kafalara çakılmalı mim.
FUAD
'Kâlb öncesi zamanlar vardı. Sonra mucize gerçekleşti, kâlbin oluşum süreci tamamlandı. Emir geldi ve kâlb atmaya başladı... O ilk darbe ânı ve hareketin başladığı hayat noktası 'Fuad' ile sarsılır cisim. Gücü vardır, sesi vardır, ritmi vardır. Kâlb, hayata hevesle, tüm gerçekliği ile başlar... Hızlanmalar, yavaşlamalar, heyecanlar, korkular, aşklar, mutluluklar, hüzünler, müzik, coşkular, keskin şoklar, gider bozuklukları, yetmezlikler, hastalıklar, durma ve yeniden başlamalar. Derken cisime gelen sinyal ve durma ânı. 'Fuad'. En küçük sonsuzluktan, en büyük sonsuzluğa, yokluktan varlığa kâinatı başlatır 'Fuad'. Orada artık ne son nede ilk olmak tariflenemez. Mutlak varlık yegâne gerçektir. Kâlb öncesi, kâlb ânı, kâlb sonrası sorularını kendime sormaktayım. Kâlbin kırıldığı an vardır ki, o hayat noktasından 'Fuad'dan kırılır. Kâlbin en mutlu olduğu an 'Fuad'dır. 'Fuad'ile görür, duyar, dokunur, tadar, koklar, sever, gariplikleri sezer, hissederiz. Ve 'Fuad' ile düşünürüz. Yeteneklerimizi, ve hatta hiçbir zaman keşfedemeyeceğimiz yeteneklerimizdir 'Fuad'. Mantık kâlbimizde şekillenir ve nasîbimiz ölçüsünde acımasız ya da sevgi dolu olabilir.'
Ah sevgili! hem fermanımsın hem de dermanım
Bilmem ki acıtır mısın canımı?
yolların sonu yok...
hevesle başlarsınız yeni bir güne ..kalbiniz atmaktadır hızlı hızlı...biraz daha uyku...biraz daha uyusak ne olurdu?...yudumladığınız kahve uyandırır sizi..
yolların sonu yok...belli değildir başı sonu...
sanırsınız cebinizde her gün keklik ...birden çırpar kanatlarını sevgi telaşla..
oysa her debelenişinde alır yara...
hep aldatır onu ışık...
yolların sonu yok!...
haraç mezat pazarında ümitler derbeder
bir aldatmaz çocuklar bizi
ve içtenlikle gülümser çiçek
yarın yeni bir gün.
.
...
rüzgardasüzülenler
...kah vakur...
...kah hüzün dolu...
Zulalarda saklı sevinç/yaşam elma şekeri/kiraz çiçeği/namlunun ucunda kurşun/durmaksızın akıyor /fışkırıyor çoğu zaman/çoğu zaman derinlere inceden sızıyor kan.
Yağmurlar yağmalı temizlenmeli ortalık... bu şehrin her bir kaldırım taşı kitabe.defalarca okunmalı.basıp geçerlerken üstlerine kafalara çakılmalı mim.
Yaşamaya çalışıyor herkes...ellerinin ayaklarının üstünde...
Maharet ister.rüzgarlarda süzülmek...
Bıkma bıkma yenmekten yenilmekten.
yağmurvegözyaşı