GÖZÜ UÇUKLAYAN ADAM
Yüreğim cılız bir kaynak gibi işledi üç gün,
Tüylerini ufacık kutularla ağzıma gönderen
Ve bundan keyifli bir hüzün duyan yüreğim.
İçimde nöbet tuttu, beni avuttu, oyaladı,
Bana kendimin şiirini yazdırdı.
Küçülmeye başlamıştır artık; belki yıllar sonra
Göğsümü açıp kurumuş bir et parçası bulurlar.
Bilirim: çürümez, çürümek aklından bile geçmez,
Sadece kurur, bir salgın anısı bırakmak için,
Her çeşit düşünceye karşı beni savunmak için.
Bu şehirde önemsemezlerdi beni, neşeliydim.
Üstelik boş sözler söylemeyi severdim,
Başka şehirlerden ve çocuklardan konuşurdum:
Namuslu, çünkü şair olan bir forsadan,
Bir dudak bükülmesiyle sevilen o kovboydan,
Bir ressamdan ve bir noktalama işaretinden.
Ciddi şeyler anlatmam beklenmezdi.
Benim bir kanarya gibi yüreğim,
Yosunlu kemerlerin altında, gagasında
Minnacık bir hançerle kan dökmeye süzülen
Ve odama ansızın haftanın ilk gününü,
O günün kırdaki sessizliğini getiren,
Tüylerini dinamit kutularına yerleştirip
Titizlikle boğazıma gönderen yüreğim,
Binlerce teşekkür sana, sevgilim.
Binlerce teşekkür sana; artık komşularım beni
Bir tutmaya başladılar forsalarla
Ve onların prangalarını çözüp yerlerine
Altın madalyalar takan forsa ağalarıyla;
Oysa onlar baktıkça gözüm uçuklar,
Yırtıcı kanaryamın tacına irin damlar;
Yine de teşekkürler sana,
Şiirimin sınırından alıkları geçirmeyen,
Beni evimde yalnız bıraktıran sevgilim.
ÜLKÜ TAMER
GÖZÜ UÇUKLAYAN ADAM
Yüreğim cılız bir kaynak gibi işledi üç gün,
Tüylerini ufacık kutularla ağzıma gönderen
Ve bundan keyifli bir hüzün duyan yüreğim.
İçimde nöbet tuttu, beni avuttu, oyaladı,
Bana kendimin şiirini yazdırdı.
Küçülmeye başlamıştır artık; belki yıllar sonra
Göğsümü açıp kurumuş bir et parçası bulurlar.
Bilirim: çürümez, çürümek aklından bile geçmez,
Sadece kurur, bir salgın anısı bırakmak için,
Her çeşit düşünceye karşı beni savunmak için.
Bu şehirde önemsemezlerdi beni, neşeliydim.
Üstelik boş sözler söylemeyi severdim,
Başka şehirlerden ve çocuklardan konuşurdum:
Namuslu, çünkü şair olan bir forsadan,
Bir dudak bükülmesiyle sevilen o kovboydan,
Bir ressamdan ve bir noktalama işaretinden.
Ciddi şeyler anlatmam beklenmezdi.
Benim bir kanarya gibi yüreğim,
Yosunlu kemerlerin altında, gagasında
Minnacık bir hançerle kan dökmeye süzülen
Ve odama ansızın haftanın ilk gününü,
O günün kırdaki sessizliğini getiren,
Tüylerini dinamit kutularına yerleştirip
Titizlikle boğazıma gönderen yüreğim,
Binlerce teşekkür sana, sevgilim.
Binlerce teşekkür sana; artık komşularım beni
Bir tutmaya başladılar forsalarla
Ve onların prangalarını çözüp yerlerine
Altın madalyalar takan forsa ağalarıyla;
Oysa onlar baktıkça gözüm uçuklar,
Yırtıcı kanaryamın tacına irin damlar;
Yine de teşekkürler sana,
Şiirimin sınırından alıkları geçirmeyen,
Beni evimde yalnız bıraktıran sevgilim.
ÜLKÜ TAMER