Lal olur / anlamın mabedinde çengi hüzün yapraktan tacını giyer Üşür kristal fanus çalarım ben seni usul usul yaka paça edilmiş meczubun döşünden erir dilimdeki granit tepe
iki
özümüz buluşur / çocukların örgütlediği oyunlarda ruhun çatısına tırmanır yakut gök dilin böğrüne yakı çeker susku teleğinde aşk yanığı göz kırpışların hoyrat avuçlarımız ezberler fesleğen güvertesini
bugünün yağmasında ikinci bir yarın olur umut aşk yapışır yırtıklarına kılcal sezgilerin Haldaş çığlıklarla sarılırız / öpözgür Diz çöker devlet / diz çökerim yakarışsız ağartılarına kuşluğun Yurtsuz sevinçleri göçebe bırakır sarnıç hevesler Iğıl ığıl süslenir nehir suları
Üç
Senin içindeyken kaybolur dengem iki söz arası isyandır kaçkınlık Ceylan derisine yazılır zihnimizdeki anarşi mum acısıyla islenir, gece derin akıntılarda sürüklenir çengelli ay ağırlığımdan depremler çıkartma hayata gitmen armağan değildi serçelere sesinin vazosunda kanatlanır acı bazı kayıp duygularla göz göze gelir tutucu ruhlarımız / elbettir aşk
dört
çömelip uykuya dalar rüzgar sırtını kuşlara dönen yaprağın koynunda ince dudaklı kilim ilmiği / hisarların yıkıldığı sükunet celp çağında siyahlaşır hüzün / buruşur kendiliğinden gökyüzü sonsuz defa kız anasıdır iç çekişleri bulutların
bir
Lal olur / anlamın mabedinde çengi
hüzün yapraktan tacını giyer
Üşür kristal fanus
çalarım ben seni usul usul
yaka paça edilmiş meczubun döşünden
erir dilimdeki granit tepe
iki
özümüz buluşur / çocukların örgütlediği oyunlarda
ruhun çatısına tırmanır yakut gök
dilin böğrüne yakı çeker susku
teleğinde aşk yanığı göz kırpışların
hoyrat avuçlarımız ezberler fesleğen güvertesini
bugünün yağmasında
ikinci bir yarın olur umut
aşk yapışır yırtıklarına kılcal sezgilerin
Haldaş çığlıklarla sarılırız / öpözgür
Diz çöker devlet / diz çökerim yakarışsız ağartılarına kuşluğun
Yurtsuz sevinçleri göçebe bırakır sarnıç hevesler
Iğıl ığıl süslenir nehir suları
Üç
Senin içindeyken kaybolur dengem
iki söz arası isyandır kaçkınlık
Ceylan derisine yazılır zihnimizdeki anarşi
mum acısıyla islenir, gece
derin akıntılarda sürüklenir çengelli ay
ağırlığımdan depremler çıkartma hayata
gitmen armağan değildi serçelere
sesinin vazosunda kanatlanır acı
bazı kayıp duygularla göz göze gelir
tutucu ruhlarımız / elbettir aşk
dört
çömelip uykuya dalar rüzgar
sırtını kuşlara dönen yaprağın koynunda
ince dudaklı kilim ilmiği / hisarların yıkıldığı sükunet
celp çağında siyahlaşır hüzün / buruşur kendiliğinden gökyüzü
sonsuz defa kız anasıdır iç çekişleri bulutların
dilimizin matbaasında italiktir aşk