16 Nisan 1973 te Dersim (Tunceli) de doğdum. Yol aldım umut denizleriyle gönül verdim düşlerin en yücesine. Sevdaların vazgeçilmez dirençliliği saplandı böğrümün en derinine, adına UMUT dedim. Denizlerin onurlu duruşunu kamburumda taşımak için, türkülerle ağıtları zılgıt yapıp şiirler gürlettim. Çünkü hak arama, haksızlık ve adaletsizliklere baş kaldırma, sosyal adalet ve özgürlük adına düşünce üretmek ve dövüşmek için bilimsel bilgi, bilinç, devrimci, coşku gibi nitelikler yanında şair ruhlu olmakta vardır. Bu bilinçle çıktım yola. Yüreklerimiz iç çekmelere gebe kalmışken, acıları evlat edinmişken, hayata tedirgin gözlerle bakmak niye? Her hali mavilikle yoldaş turnalar gibi bütünleşmeliyiz arındırmak için açlık ve acılardan dünyamızı. Şiirdeki asıl ana temel maddesi şiirin niteliğine bağlı olarak gücü belleği, toplumsal ve tarihsel özü canlandırmaktır. Önemli olan şiirle kavrayışın, mücadelenin, hesaplaşmanın, güzel bir dünya uğraşının sürekliliğidir. Daha da önemlisi, şiirin beyinde, bilinçaltında sürmesi ve sahtelikle kötü bilinçle bağların kopartılıp atılarak yeniden tarihsel ve diyalektik bağların kurulmasıdır. Şiirin insandan insana, doğaya, evrene akışının sürebilmesi ise toplumsal öz ile nesnel gerçekçiliğin diyalektiğinden kopmadan, düşüncenin gelişimi sürdürebilmesi yoluyla amacına ve özüne bağlı olarak sanat ve edebiyat cephesinde her türlü fedakarlığı göze alarak yoluna devam edebilme temennisidir. Şiire, sanata insanlığa ve Doğacak yeni güne merhaba...! Murat Yanç
16 Nisan 1973 te Dersim (Tunceli) de doğdum. Yol aldım umut denizleriyle gönül verdim düşlerin en yücesine. Sevdaların vazgeçilmez dirençliliği saplandı böğrümün en derinine, adına UMUT dedim. Denizlerin onurlu duruşunu kamburumda taşımak için, türkülerle ağıtları zılgıt yapıp şiirler gürlettim.
Çünkü hak arama, haksızlık ve adaletsizliklere baş kaldırma, sosyal adalet ve özgürlük adına düşünce üretmek ve dövüşmek için bilimsel bilgi, bilinç, devrimci, coşku gibi nitelikler yanında şair ruhlu olmakta vardır. Bu bilinçle çıktım yola. Yüreklerimiz iç çekmelere gebe kalmışken, acıları evlat edinmişken, hayata tedirgin gözlerle bakmak niye? Her hali mavilikle yoldaş turnalar gibi bütünleşmeliyiz arındırmak için açlık ve acılardan dünyamızı.
Şiirdeki asıl ana temel maddesi şiirin niteliğine bağlı olarak gücü belleği, toplumsal ve tarihsel özü canlandırmaktır. Önemli olan şiirle kavrayışın, mücadelenin, hesaplaşmanın, güzel bir dünya uğraşının sürekliliğidir. Daha da önemlisi, şiirin beyinde, bilinçaltında sürmesi ve sahtelikle kötü bilinçle bağların kopartılıp atılarak yeniden tarihsel ve diyalektik bağların kurulmasıdır. Şiirin insandan insana, doğaya, evrene akışının sürebilmesi ise toplumsal öz ile nesnel gerçekçiliğin diyalektiğinden kopmadan, düşüncenin gelişimi sürdürebilmesi yoluyla amacına ve özüne bağlı olarak sanat ve edebiyat cephesinde her türlü fedakarlığı göze alarak yoluna devam edebilme temennisidir. Şiire, sanata insanlığa ve Doğacak yeni güne merhaba...!
Murat Yanç