İflah olmaz sükunet zamanın harekesizliğine zaman ise yaşamı tokatlayan ve karanlıktan muska taşıyan adımlara götütür...İç savaşın dilini çözebilmek hüzün ırmalarını içmek daha sonra lanetini kusmak kabusla haşır neşir olan kalplere.... Sarının dudak kıvrımlarına yaslandık ve götürdü bizi'güz'ün ağlayan isyanına.Kelimelerin takadı kalmadı,sükunet ağarlandı ve ve teğet geçti renkler duygulardan....Kapı kapı dolaşmak mıdır işgale yeltenen soru işaretlerinin uykusuzluğu? Yoksa sarıp uyumak mıdır zamanın kıvrımlarını? Arıyoruz güneşi! Sınırları aşamayan mukallit prangalar mumun ifadesini konuşturur.Alevler kuşanmıştır ve alevler oturur hanemize... Çatı katlarına ısmarladığımız,elimizin tersiyle ittiğimiz,kadrini bilemediğimiz ne çok'elvedalar'var hayatta.Alevlerin orkestrası ılık bir sonbahar gününü karalıyor.... Kırmızılığa aşina bugünlerde gökyüzü....Suyun kıyısına dokunmayan kurak duygulardan yani utanmışlığı bizden.Kızarttı yanaklarını sema.....Mahcubiyetin terleri paçalardan sızsa ne çıkar aldırmadık biz yapıştık umursamaz vakitlere... İki çift kelime sokaktan yankılanmaz.Kucak açılmaz düşlere...İtibar kazanmıştır kaşları alınmış dünyanın hasta duruşları... Şikayetsiz günleri susamışçasına beklemekle olmaz.İştahlı hatalarımız,çıkık rotalarımızı yargılamakla başlanabilir..Filhakika göz kırpar endamıyla şikayetsiz dünya ve 'sen' pencereni açarsın pervazına konan güvercinleri seyredersin....Kısır bakışlarını gezdir böylece gör mavi fısıltıları...Hiç olmazsa hayatında bir teneffüs yaşarsın......... LoBeLyA (17.09.2007)
İflah olmaz sükunet zamanın harekesizliğine zaman ise yaşamı tokatlayan ve karanlıktan muska taşıyan adımlara götütür...İç savaşın dilini çözebilmek hüzün ırmalarını içmek daha sonra lanetini kusmak kabusla haşır neşir olan kalplere....
Sarının dudak kıvrımlarına yaslandık ve götürdü bizi'güz'ün ağlayan isyanına.Kelimelerin takadı kalmadı,sükunet ağarlandı ve ve teğet geçti renkler duygulardan....Kapı kapı dolaşmak mıdır işgale yeltenen soru işaretlerinin uykusuzluğu? Yoksa sarıp uyumak mıdır zamanın kıvrımlarını?
Arıyoruz güneşi! Sınırları aşamayan mukallit prangalar mumun ifadesini konuşturur.Alevler kuşanmıştır ve alevler oturur hanemize...
Çatı katlarına ısmarladığımız,elimizin tersiyle ittiğimiz,kadrini bilemediğimiz ne çok'elvedalar'var hayatta.Alevlerin orkestrası ılık bir sonbahar gününü karalıyor....
Kırmızılığa aşina bugünlerde gökyüzü....Suyun kıyısına dokunmayan kurak duygulardan yani utanmışlığı bizden.Kızarttı yanaklarını sema.....Mahcubiyetin terleri paçalardan sızsa ne çıkar aldırmadık biz yapıştık umursamaz vakitlere...
İki çift kelime sokaktan yankılanmaz.Kucak açılmaz düşlere...İtibar kazanmıştır kaşları alınmış dünyanın hasta duruşları...
Şikayetsiz günleri susamışçasına beklemekle olmaz.İştahlı hatalarımız,çıkık rotalarımızı yargılamakla başlanabilir..Filhakika göz kırpar endamıyla şikayetsiz dünya ve 'sen' pencereni açarsın pervazına konan güvercinleri seyredersin....Kısır bakışlarını gezdir böylece gör mavi fısıltıları...Hiç olmazsa hayatında bir teneffüs yaşarsın.........
LoBeLyA (17.09.2007)