Hatice Karahan - Hakkında Yazdığı Tanıtım Yazısı

Hatice KARAHAN (PİNHAN-TESLİMİ) kimdir :

?20 Eylül 1963 tarihinde Artvin’in Yusufeli ilçesine bağlı Altıparmak köyünde doğan Hatice Karahan, ilkokulu köyünde tamamladı. 1981 yılında evlenen ve üç çocuk annesi olan Karahan, 1986 yılında İstanbul’a yerleşti. İstanbul’da on yıl süren aile ve memleket özleminin ardından, babasının amansız hastalık nedeniyle vefat etmesi onu şiir yolculuğuna başlatan asıl etken oldu. Şairliğe yatkınlığı aile kökeninden gelmektedir; babası Hüseyin Tokatlıyan ondört yaşında şiir yazmaya başlamış, ağabeyi Arif Tokatlıyan ise henüz 9 yaşındayken saz çalmaya başlamıştır.
?1972 yılında, ilkokul ikinci sınıftayken babasının dolabında Âşık Sümmani, Âşık Şenlik, Ercişli Emrah ve Karacaoğlan gibi ustaların kitaplarını keşfetmiş ve bu eserlerden derinden etkilenmiştir. Üstatları ve ozanları dinlemek, ruhunda derin izler bırakarak ona ilham kaynağı olmuştur.
?Karahan, başlangıçta kendi beğenisi ve çocuklarının öngörüsüyle Pinhan mahlasını kullanırken; usta-çırak geleneği içerisinde Âşık Cemal Divani üstadının kendisine Teslimi mahlasını uygun görmesiyle, şiirlerinde Pinhan-Teslimi mahlasını kullanmaya başlamıştır. Köy şartları nedeniyle yükseköğrenimini tamamlayamayan Karahan, üç kızının eğitim hayatlarını tamamlamasının ardından ortaokul ve liseyi açık öğretimden bitirmiş; kendini kişisel gelişim kurslarına ve halk şairliği geleneğine adayarak hayatına bu yönde yön vermiştir.
?Şairlik aileden gelen genetik yeteneği ve babasının vefatından sonra onun eserlerini derleme arzusu, bu yolculukta en büyük motivasyonu olmuştur. Karahan’ın şiirleri Türkiye’nin birçok yerindeki şairlerle birlikte antolojilerde, çeşitli dergi ve gazetelerde; özellikle de Halk Edebiyatı Dergisi’nde yer almaktadır. Şairin şiirlerinin çoğunluğu rüya halindeyken bir sesle zuhur eden dörtlükler üzerinden şekillenmiş; ya o dörtlükler üzerinden temanın izinde kaleme alınmıştır.
?Karahan der ki:
?"Bir duygu veya düşünce şaire zuhur etmediği takdirde, kişi saatlerce 'şiir yazacağım' diye düşünse bir dörtlük bile yazamaz. Lakin bazen gönül öyle bir duygu seline kapılır ki o sel gönülde taştıkça taşar; insan duygularını şiire dökerken kendinde değildir. Aradan zaman geçip maziye dönünce 'Bunları ben mi yazmışım?' diye kendine şaşar."
? Hatice Karahan, kendini şu sözlerle tanımlar:
"İnsanın temeli kimya, kimyanın temeli insan; her ikisinin temeli edebiyata dayanır."
T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı
Halk Şairi
Hatice KARAHAN
(Pinhan-Teslimi)
[email protected]





GİDİYOR

Nevcivan' dım bir zamanlar uçardım,

Bu zamanda burhan sardı, gidiyor.

Bir gül gibi ben de harlı açardım,

Gör ki şimdi hayat yordu, gidiyor.

On beş yirmisinde peri masalı,

Yirmi otuzlu yaş geçti, tasalı.

Epey oldu genç yüreğim susalı,

Gelen günde hüzün serdi, gidiyor.

Kırk ile elli yaş kemale erer,

Derin düşündürür, sineni yorar.

Gençliğin uçunca burukluk sarar,

Hazin bir esinti vurdu, gidiyor.

Akıl ermez şu feleğin işine,

Çarkını döndürür kendi dişine.

Tat bırakmaz ekmeğine, aşına,

Diyardan diyara sürdü, gidiyor.

Ömürdür dediğin üç günlük fasıl,

Birçoğu kederle geçer velhasıl.

Ezelden ebede böyledir usul,

Doğruyu yanlışla dürdü, gidiyor.

Teslimi'yim bülbül öten dilimi,

Küsküne çevirdi şimdi hâlimi.

Pinhan'ım der budar oldu dalımı,

Her gün biraz daha yerdi, gidiyor.

Pinhan-Teslimi

Hatice KARAHAN




GELMEDİN
?Umut bağlarına hayal kurmuştuk,
Nice kervan geldi, geçti, gelmedin.
Ahdetmiştik candan, ikrar vermiştik;
Yıldız kıran müddet seçti, gelmedin.

?Sevdamızı sol yanımda gizledim,
Gözyaşımı yüreğime gizledim.
Sabah akşam yollarını gözledim;
Ama gözler ağı seçti, gelmedin.

?Vuslat diye nice ümit bağladım,
Her gelene haber sorup ağladım.
Bulansam da sessiz sessiz çağladım;
Canda canan ağu içti, gelmedin.

?Yıkıldı umutlar, karıştı sele,
Yürek yangınını sererim dile.
Aşkımıza bu can oldu bil köle;
Umutların kuşu uçtu, gelmedin.

?Sinemdesin, ölümsüzdür bil yerin,
Bu hasret yürekte işliyor derin.
Alnımıza yazmış o Lütfükerim;
Ayrık otu çiçek açtı, gelmedin.

?Pinhan’ım der, böyle ömür bitirdim,
Sevda orucunda hayal yitirdim.
Teslimi’yim, yola bakıp oturdum;
Gassal gömleğimi biçti, gelmedin.

Pinhan-Teslimi
Hatice KARAHAN


EĞLEN TURNAM

?Eğlen turnam eğlen, bir sualim var;
Uçan kuştan, esen yelden haber ver.
Leyla’dan beterim, dünya oldu dar,
Mecnun’un geçtiği çölden haber ver.

?Düşlüyor mu yine yoksa ki kırgın?
Bulmuş mu başka yar, olmuş mu vurgun?
Süvari mi gider yoksa ki yorgun?
Durup su içtiği gölden haber ver.

?Meçhul bir hayalin görünmez dibi,
Anlatır mı yine eskisi gibi?
Söyle, başka yare olmuş mu tabi?
Gönül sohbetinden, dilden haber ver.

?Hasretinden yana yana kül oldum,
Tomurcuk gül iken sarardım, soldum.
Sinelerden uzak atıldım, kaldım;
Gönülden gönüle yoldan haber ver.

?Sorarsa "Pinhanî olmuştur deli",
Geçmez mi buradan bir anlık yolu?
De ki "Teslimi’nin perişan hali",
Onun düşlediği hâlden haber ver.

Pinhan-Teslimi
Hatice KARAHAN


SORUN TURNALAR

Canı feda ettim aşkı yoluna
Sevdiğim den haber verin turnalar
Oda seviyormu bakın soluna
Gezin diyar diyar sorun turnalar

Dilerdim dilinde bir nağme olmak
Nasip değil imiş eğlenip gülmek
Nicedir âhvâli isterim bilmek
Usluca gönlüne girin turnalar

Kader kapatmıştır benim yolumu
Duymazmısız bu gönlümün selini
Ben bulamam nazlı yarın ilini
Varın hanesine durun turnalar

Hakim karar vermiş kalem kırmışsa
Yad yabancı sinesini yormuşsa
Etrafını devriyeler sarmışsa
Uzaktanda olsa görün turnalar

Teslimi'nin figandütü serine
Bu can dayanmıyor âşkı narına
Pinhan gönül yare indi derine
Hız uçurun kanat kırın turnalar

Pinhan-Teslimi
Hatice KARAHAN


AZRAİL NÖBETTE

Sıla yollarını bir duman sarmış
Çok fena perişan hâller, efendim.
Azrail Niksar'da pusuyu kurmuş,
Kesti, geçit vermez yollar, efendim.

O gece yarısı k(ı)riz mi tuttu?
Ömür mü tamam dı günü mü bitti?
Memleket sevdası perişan etti,
Kırılmış kaburga kollar, efendim.

Köprünün dibinde bir çoban buldu,
Hemen karakola bir haber saldı.
"Sağ kalan yok," dedi, "üçü de öldü."
Yürekte çağladı seller, efendim.

Gece yarısıydı, yoldan saptılar,
Vadeler dolunca kaza yaptılar.
Kalp k(ı)rizi diye rapor tuttular,
Savcı Bey raporu yollar, efendim.

Ne acı haberdi, ne vahim gündü!
Azrail şerbeti Erbaa'da sundu.
Yoksa başımıza baykuş mu kondu?
Kâinatta suskun yeller, efendim.

Semaya saçıldı gece bir seda,
Üç kurban seçildi oraya eda.
Vakit tamam idi, gelmişti nida,
Kader tedbirini sollar, efendim.

Anne ıstıraplı cenaze yıkar,
Vücuda saplanan taşları söker.
Abla ağıt yakar, suyunu döker,
Acıdan kırıldı beller, efendim.

Teslimi tabutlar geldi dizildi,
Üç mezar yan yana o an kazıldı.
Pinhan'ım, yârenler yandı, köz oldu,
Buna şahit oldu kullar, efendim.

Pinhan-Teslimi
Hatice KARAHAN


SONBAHAR

?Enginler sis, boran, dağlarında kar,
Rengini sarıya bıraktı şimdi.
Fazla serin esme, üşür nazlı yâr,
Köylüler sobayı yaktı, bak şimdi.

?Kalmadı bağların yeşili, alı,
Bazen yağmur yağar, bazen de dolu.
Gazel döktü dallar, kapadı yolu,
Mevsim kışa doğru aktı, bak şimdi.

?Hazan mevsimidir, gariplik eker,
Burulur sineler, bir hüzün çöker.
Bu ayda âşıklar sevdayı çeker,
Nazlı yâr kaşını yıktı, bak şimdi.

?Teslimi baharı kışa bıraktı,
Her döngünün vardır ayrılık vakti,
Gençlik kuş misali göçünü çekti,
Pinhan gözyaşını döktü, bak şimdi.

Pinhan-Teslimi
Hatice KARAHAN


DEMİŞ

Bu gün nazlı yardan bir name aldım
Okuyup cevabı salasın demiş
Hasretin bu canı pişirdi yandım
Geçmiyor günlerim bilesin demiş

Serimi kapladı derin bir hazin
Arzuhalim erken görmektir yüzün
Bitmeyen kasvetin bitmeyen nazın
Razıyım yeter ki gelesin demiş

Seller gibi aktı durmuyor zaman
Aşkın yüreğime vermiyor aman
Bak sinemi sardı yine bir duman
Tez elden bu canı bulasın demiş

Pinhan der Teslimi Allah aşkına
Deli divane dir döner şaşkına
Gel otur sultanım gönül köşküne
Solmayan cevherim kalasın demiş

Pinhan-Teslimi
Hatice KARAHAN

İletişim: [email protected]