Hasan Barış Sevin - Hakkında Yazdığı Tanıtım ...

Hasan Barış Sevin — Süvâri

Her insan bir isim taşır; bazı insanlar ise bir manayı…

Hasan Barış Sevin, dost ve yol ehli tarafından kendisine takdim edilen “Süvâri” mahlasıyla anılmaktadır. Bu mahlas, yalnızca bir hitap şekli değil; bir yürüyüşün, bir istikametin ve bir anlayışın ifadesidir.

Pir-i Türkistan Hoca Ahmed Yesevi’nin şeyhi Arslan Baba nesline ve Baba Mansur Ocağı’nın ocakzade seyyid geleneğine mensup olan Hasan Barış Sevin, kadim Türkistan irfanı ile çağın ihtiyaçlarını aynı ufukta değerlendirmeye çalışan bir gönül adamıdır.

Denizlerde gemi kaptanı olarak geçen yıllar, ona yalnızca meslek kazandırmamış; yön bulmayı, sorumluluk almayı, fırtınalarda sükûneti muhafaza etmeyi ve menzilden vazgeçmemeyi öğretmiştir. Bu sebeple onun hikâyesinde kaptanlık bir meslekten öte, hayatın ve tabiatın kendisini okuma biçimidir.

Süvâri ise bu hikâyenin sembolüdür.

Türk tarihinin öncü atlılarını hatırlatan bu isim, aynı zamanda hareketin, arayışın ve hakikate yönelişin remzidir. Bozkırın süvarisiyle denizlerin kaptanını aynı manada buluşturan bu mahlas, geçmiş ile gelecek arasında kurulan köprünün adıdır.

Bakara Suresi’nin 115. ayetinde işaret edilen “Doğu da Batı da Allah’ındır…” hakikatinden ilhamla Süvâri; Doğu ile Batı’nın, Kuzey ile Güney’in, gelenek ile modernitenin, irfan ile bilginin kesiştiği noktayı ifade eder. Bir yönüyle kökleri temsil ederken diğer yönüyle ufku temsil eder.

Türk musikisi, tasavvuf, tarih, edebiyat, denizcilik, sanat irfan ve medeniyet çalışmaları onun ilgi alanlarının başında gelmektedir. Ancak bütün bu alanların merkezinde insan vardır. Çünkü ona göre medeniyet, insanı merkeze koyduğu ölçüde anlam kazanır.

Hasan Barış Sevin için hayat; öğrenmenin, tefekkürün, hizmetin ve yolculuğun adıdır. Süvâri ise bu yolculuğun yolcusu olmaktan çok, yolun kendisine işaret eden bir semboldür.

Kökü Türkistan’da, gözü ufukta, gönlü hakikatte…