BeN TOPRAĞIN OĞLUYUM Beni yaratan o yüce Rabb'im Şüphem yok onun kuluyum Topraktır benim son sahibim Ben toprağın oğluyum
Allah'ım toprağa can kattı Ademi, Havva'yı yarattı Ağlaya bilen, güle bilen Bizleri toprak'tan yarattı İşte ben, toprağın oğluyum
Anam terk etmez sılayı, toprak için Ben gurbette ah çekerim, toprak için Mehmetçik nöbet bekler toprak için Onun sevgisiyle doludur, benim içim Ben toprağım, toprağın oğluyum
Yağmur damlar gökten, onun üstüne Gazel yaprak dökülür, onun üstüne İnsan doğar ölür onun üstüne Söz olsun sevmem, başka onun üstüne Ben toprağım, toprağın oğluyum
Güneş vurur kavurmak ister Rüzgar eser savurmak ister Deniz coşar, bağrına basmak ister Onun gibi sadık ana göster Ben toprağım, toprağın oğluyum
Ansızın bazen titreşir Üstünde aslanlar kükreşir Ovası, yaylası var yem yeşil Bağrında kuzularım meleşir Ben toprağım, toprağın oğluyum
Ne ekersen onu verir Kokladığımız gülü o verir Ona baktıkça bana ilham gelir Onun sevgisini taşıyan bilir Ben toprağım, toprağın oğluyum
Hep durgun ve sessizdir Dedikoducu, yalancı değildir Verip alacağını iyi bilir İnsanlar gibi nankör değildir Ben toprağım, tprağın oğluyum
Şanına, şöhretine güvenme sakın Para etmez, dünyadaki saltanatın şu yalan dünyanın kralı olsanda O karanlık kabirdir tahtın Ben toprağım, toprağın oğluyum
Kalpsiz sandığımız taşları bile Nereye atsak üstüne düşer kalır Toprağa sarılır sonsuz sevgi ile Dokunmazsan ebedi orada kalır Ben toprağım, toprağın oğluyum
Kucak açıp sarılasım gelir Açıp kapısını giresim gelir Bir an önce ölesim gelir Aradığım huzuru ancak o verir Ben toprağım, toprağın oğluyum
Acep varmıdır bana sözlerin yalan diyen Şu yalan dünyada kök salacağım diyen Sonsuza dek ve ebediyen Hiç kimse inkar edemez katiyen Çünkü ben, toprağın oğluyum
Kuşların dilinden bile anlayan O ermiş Sultan Süleyman Anladıki bu dünya fani yalan Beni bağrına bas dedi toprak ana Anladımki ben, toprağın oğluyum
Onu anlatan şiirler yazsamda Adına türküler destanlar yaksamda Bağrına gonca güller taksamda Derviş ile Minevver'den olmuş olsamda Yine ben toprağım, toprağın oğluyum
Önceleri çocuktum bilmezdim Beni ninniyle uyutan annemi severdim Gerçek annemin o olduğunu öğrendim Toprak'la oynardım eve gelmezdim Seviyorum toprağı ben toprağın oğluyum
Şimdiden milattan önceye Gündüzümüzden karanlık geceye Türlü derde ve neşeye O şahittir yalan ile gerçeğe Ben toprağım, toprağın oğluyum
Dertsiz geldik bu virane hana Bin dertle gideceğiz ona Babamdır yarim topraktır ana İsterseniz deli deyin bana Ben toprağım, toprağın oğluyum
Yılların ömürle yarıştığı bu yerde Gözümüze çekilecek bir siyah perde Hani o ulu mevlanamız nerde Oda yatıyor bu kara yerde Ben toprağım, toprağın oğluyum
Ecelin o soğuk elleri Birgün candan saracak beni Sadık yarim kara topraktır Aşık Veysel'in dediği gibi Ben toprağım, toprağın oğluyum
Ondan geldim ona giderim Hislerime kapılıp bir yar severim Onuda toprak ister benden Yok demem ona gelin eylerim Nasıl olsa ben toprağın oğluyum.
Beni yaratan o yüce Rabb'im
Şüphem yok onun kuluyum
Topraktır benim son sahibim
Ben toprağın oğluyum
Allah'ım toprağa can kattı
Ademi, Havva'yı yarattı
Ağlaya bilen, güle bilen
Bizleri toprak'tan yarattı
İşte ben, toprağın oğluyum
Anam terk etmez sılayı, toprak için
Ben gurbette ah çekerim, toprak için
Mehmetçik nöbet bekler toprak için
Onun sevgisiyle doludur, benim içim
Ben toprağım, toprağın oğluyum
Yağmur damlar gökten, onun üstüne
Gazel yaprak dökülür, onun üstüne
İnsan doğar ölür onun üstüne
Söz olsun sevmem, başka onun üstüne
Ben toprağım, toprağın oğluyum
Güneş vurur kavurmak ister
Rüzgar eser savurmak ister
Deniz coşar, bağrına basmak ister
Onun gibi sadık ana göster
Ben toprağım, toprağın oğluyum
Ansızın bazen titreşir
Üstünde aslanlar kükreşir
Ovası, yaylası var yem yeşil
Bağrında kuzularım meleşir
Ben toprağım, toprağın oğluyum
Ne ekersen onu verir
Kokladığımız gülü o verir
Ona baktıkça bana ilham gelir
Onun sevgisini taşıyan bilir
Ben toprağım, toprağın oğluyum
Hep durgun ve sessizdir
Dedikoducu, yalancı değildir
Verip alacağını iyi bilir
İnsanlar gibi nankör değildir
Ben toprağım, tprağın oğluyum
Şanına, şöhretine güvenme sakın
Para etmez, dünyadaki saltanatın
şu yalan dünyanın kralı olsanda
O karanlık kabirdir tahtın
Ben toprağım, toprağın oğluyum
Kalpsiz sandığımız taşları bile
Nereye atsak üstüne düşer kalır
Toprağa sarılır sonsuz sevgi ile
Dokunmazsan ebedi orada kalır
Ben toprağım, toprağın oğluyum
Kucak açıp sarılasım gelir
Açıp kapısını giresim gelir
Bir an önce ölesim gelir
Aradığım huzuru ancak o verir
Ben toprağım, toprağın oğluyum
Acep varmıdır bana sözlerin yalan diyen
Şu yalan dünyada kök salacağım diyen
Sonsuza dek ve ebediyen
Hiç kimse inkar edemez katiyen
Çünkü ben, toprağın oğluyum
Kuşların dilinden bile anlayan
O ermiş Sultan Süleyman
Anladıki bu dünya fani yalan
Beni bağrına bas dedi toprak ana
Anladımki ben, toprağın oğluyum
Onu anlatan şiirler yazsamda
Adına türküler destanlar yaksamda
Bağrına gonca güller taksamda
Derviş ile Minevver'den olmuş olsamda
Yine ben toprağım, toprağın oğluyum
Önceleri çocuktum bilmezdim
Beni ninniyle uyutan annemi severdim
Gerçek annemin o olduğunu öğrendim
Toprak'la oynardım eve gelmezdim
Seviyorum toprağı ben toprağın oğluyum
Şimdiden milattan önceye
Gündüzümüzden karanlık geceye
Türlü derde ve neşeye
O şahittir yalan ile gerçeğe
Ben toprağım, toprağın oğluyum
Dertsiz geldik bu virane hana
Bin dertle gideceğiz ona
Babamdır yarim topraktır ana
İsterseniz deli deyin bana
Ben toprağım, toprağın oğluyum
Yılların ömürle yarıştığı bu yerde
Gözümüze çekilecek bir siyah perde
Hani o ulu mevlanamız nerde
Oda yatıyor bu kara yerde
Ben toprağım, toprağın oğluyum
Ecelin o soğuk elleri
Birgün candan saracak beni
Sadık yarim kara topraktır
Aşık Veysel'in dediği gibi
Ben toprağım, toprağın oğluyum
Ondan geldim ona giderim
Hislerime kapılıp bir yar severim
Onuda toprak ister benden
Yok demem ona gelin eylerim
Nasıl olsa ben toprağın oğluyum.
(21.02.1988)
Hacı Timurtaş 1